League of Legends

League of Legends’a giriş

League of Legends, ya da herkes tarafından bilinen ismiyle “LoL”, dünya üzerinde günümüz itibariyle en çok oyuncuya sahip olan bir çevrimiçi çok oyunculu savaş arenası(İngilizce adı ile MOBA) oyunudur. 2009 yılında kurulan Riot Games tarafından geliştirilen oyunun, henüz 5 yaşında olmasına rağmen bu kadar büyük bir başarı kazanmasının en önemli nedeni, benzerlerinden çok daha iyi bir kurguya ve oyun içi dengeye sahip olması şeklinde özetlenebilir. Türünün isminden anlaşılacağı gibi “çok oyunculu” bir oyun olan League of Legends, 5 kişilik(genel olarak) iki takımın karşılaşması ile oynanır. Her oyuncu, oyun içinde bulunan her biri farklı yeteneklere sahip 120 karakterden birisi ile oynar. Oyundaki amaç karşı takımın üssündeki bütün yapıları yıkmaktır.

Oyunun amacı basit olarak karşı takımın üssünü ele geçirmek olsa da, oynanış açısından League of Legends’ın aynı basitlikte olmadığını söyleyebiliriz. Bireyselliğin minumum seviyesinde tutulması amaçlanarak tasarlanmış oyun, tamamen takım oyunu üzerine kurulu. Gelişen League of Legends camiası ile birlikte de, bireysel yetenekten çok stratejinin git gide önem kazanması, aslında oyunun neden bu kadar çok başarılı olduğunun bir göstergesi.

Peki, bu oyun nasıl haritalarda oynanır? Oyunda; Sihirdar Vadisi, Uğursuz Koruluk, Kristal Kayalık, Sonsuz Uçurum olmak üzere dört tane harita bulunmakla birlikte bu haritaların en popüleri Sihirdar Vadisi’dir. Hali hazırda League of Legends’ta, üç farklı oyun modu bulunuyor. Bunlara da Klasik, Dominion ve Aram şeklinde isimlendirilmiş durumda.

En popüler haritayı anlatmakla başlayalım.. Zira oyuna kaydolup oynadığınızda karşınıza çıkan ilk harita ve şüphesiz en çok oynayacağınız harita Sihirdar Vadisi olacak.

Temel olarak bu haritada  üç adet koridor bulunuyor. İsimleri ise yukarı koridor, orta koridor ve alt koridor. Öncelikle bu haritanın 5’e 5 iki takım ile oynandığını belirtelim. 5 kişi, 3 koridor, 1 savaş. Oyuncular koridorlara dağılımı ise şu şekilde oluyor: 1 oyuncu üst koridora, 1 oyuncu orta koridora, 2 oyuncu ise alt koridora gidiyor. 1 oyuncu ise haritada bulunan ormandaki yaratıkları öldürerek tecrübe ve altın kazanmak için çalışıyor.

Bu noktada oyun ile ilgili temel bir şeyi belirtelim, oyunda her 30 saniyede bir doğan minyonlarımız var. Bu minyonlar bizim ufak, şirin askerlerimiz. Aynı zamanda da altın kazanmak için temel kaynağımız.

Bir takımdaki 5 oyuncunun da rolü farklı. Genel olarak klasik bir takım şunlardan oluşur: 1 saldırı gücü taşıyıcısı, 1 adet yetenek gücü taşıyıcısı, 1 adet destekleyici, 1 adet ormancı ve 1 adet üst koridor oyuncusu.

Oyun içinde, koridorlarda öldürdüğümüz minyonlardan ya da ormanda öldürdüğümüz yaratıklardan gelen tecrübe puanları ile oynanılan karakterin seviyesi artar. Artan her seviyede hem karakterimizin yetenekleri güçlenir, hem de zarar verme puanları artar. Bu tecrübe puanlarıyla genellikle oyunun sonlarına doğru bütün karakterler en yüksek seviye olan 18. seviyeye ulaşır.

Bazı istisnalar dışında her karakterin dört ana yeteneği olduğunu söyleyebiliriz. Bu yetenekler varsayılan olarak klavyedeki q,w,e,r tuşları ile kontrol ediliyor. Tabii ki oyun içinden bu kısayolları değiştirmemiz de mümkün.

Oyuna kayıt olmak inanılmaz kolay olmakla beraber oynamak için hiçbir şekilde para vermeniz gerekmiyor. Oyunu yüklediğinizde ne yazık ki ilk başta hiçbir karaktere sahip olmuyorsunuz. Fakat her hafta ücretsiz olarak oynanabilen şampiyonlarla oyuna başlayabiliyorsunuz. Ücretsiz lafı kafanızı karıştırmasın, her karakteri oynadığınız oyun sonunda kazandığınız IP puanlarıyla satın alabiliyorsunuz.

Yazının başında oyunun bu kadar çok başarılı olmasının altındaki en büyük nedeni oyun içi dengelerinin çok iyi düzenlenmesine bağlamıştık. Bir diğer etken ise Riot Games’in pazarlama stratejilerinin gerçekten çok başarılı olması. Profesyonel eSpor oyuncusu kavramını hayatımıza  bir anlamda sokan Riot Games, bu kavramı popülerleştirmesine de en büyük katkıyı sağlayan isim olarak öne çıkıyor. LCS adı verilen (League Championship Series) ligi kurmaları, Coca-Cola ile yaptıkları sponsorluk anlaşmaları, her sezon sonunda düzenlenen dünya şampiyonaları -ki 2014 yılında yapılan şampiyona Güney Kore’de Seul kentinde düzenlendi ve 2002 FIFA Dünya Kupası Finaline de ev sahipliği yapan Shangam stadyumunda yapılan final maçını 40bin kişi izledi- bu popülariteyi inanılmaz ölçüde artırdı.

Bir zamanlar sürekli olarak benzerliklerinden dolayı “DOTA” ile karşılaştırılan League of Legends’ın şu an Dota’nın çok ilerisinde olduğu su götürmez bir gerçek. Elektronik spor kavramının ülkemizde daha az yadırganmasıyla, hatta bir anlamda yavaştan cesaretlendirilmesiyle birlikte League of Legends’ın Türkiye çapında popülaritesinin artacağından şüphe yok. Hatta tahminlerime göre en geç birkaç yıl içerisinde Riot Games’in düzenlediği dünya şampiyonalarını evimizde televizyonlarımızdan izleyebileceğiz.

Çekinmeyin. League of Legends camiasına adım attığınıza pişman olmayacaksınız.

  1. League of Legends başlangıç rehberi
  2. Sihirdar nedir?
  3. Sihirdar büyüleri
  4. Eşyalar
  5. Şampiyonlar
  6. Minyonlar ve altın kasma
  7. Terim sözlüğü
Yorum yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir