League of Legends

Avrupa LCS 2015 Yaz Sezonu takım analizleri

Sezon başında beklenildiği gibi Avrupa LCS, diğer liglere göre daha keyifli, daha çekişmeli ve bol sürprizli geçti. Sezon boyunca liderliği elinden bırakmayan SK Gaming, playofflarda kötü bir performans gösterirken, sezonun sürpriz takımlarından H2K Gaming, sezonun 2. yarısını harika geçirerek playofflarda yarı final oynamayı başardı. Tüm bunların dışında, herkesi şaşırtan iki takım, Fnatic ve Unicorns of Love, finalde karşılaşarak EU LCS’in ön görülemezliğini bir kez daha kanıtladı. LCS’e Kış Sezonu çıkan ve eğlenceli oyun tarzlarıyla herkesin takdirini kazanan UOL, beklentilerin çok üzerinde oynadı diyebiliriz. 4 çaylak ile sezona başlayan Fnatic ise Yellowstar’ın önderliğinde kazanmak için gereken karakteri gösterdi ve 2015 Avrupa LCS Kış Sezonu’nu şampiyon olarak tamamlayıp MSI’a katılma hakkı kazandı.

Büyük kadro değişikliklerinin yaşandığı LCS takımlarının kadrolarını ve sezon öncesi beklentilerimizi incelemeye başlayalım.

İlk olarak geçtiğimiz normal sezonu 1. olarak bitiren ve playofflarda hayal kırıklığı yaşayan SK Gaming ile incelememize başlayalım.

sk gaming

Normal sezonu domine eden takımda çok önemli bir değişiklik oldu: Forg1ven takımdan ayrıldı. Yıldız oyuncu takımın playofftaki performansını beğenmemiş olacak ki, daha önceden çıkan dedikoduları doğrulardı ve takımdan ayrıldı. Yerine gelen CandyPanda ise takımın Forg1ven’dan önceki nişancısı ve herkesin yakından tanıdığı bir oyuncu. Takımın üst koridordunda istikrar abidesi olarak gösterilebilecek fredy122 bulunurken ormancısı ise sezonun sonlarına doğru mükemmel oynayan Svenskeren. Şu anki kadroda takımın en güçlü olduğu pozisyon ise orta koridor. Fox, ilk LCS sezonu tecrübesini bu sezon yaşarken, ne kadar yetenekli ve gelişmeye açık olduğunu sezon boyunca bizlere gösterdi. Destek oyuncusu nRated ise Forg1ven ile birlikte iyi bir ikili oluşturmuştu. İyi haber şu ki CandyPanda ile uzun süre boyunca beraber oynadı ve aralarındaki sinerjiyi yakalamak, nRated için yeni bir oyuncuyla yakalamaktan çok daha kolay.

SK takımı agresif nişancıları ile birlikte sezon boyunca her küçük hatayı cezalandırmayı başarmış ve bu avantajlar ile çoğu zaman öne geçip maçları kazanmıştı. Takımın yeni nişancısı CandyPanda ise Forg1ven kadar agresif ve tehlikeli bir oyuncu olmasa da, takımın dinamiklerine uyabilecek kapasitede bir oyuncu. Fakat takımda ortaya çıkabilecek en önemli problem bir agresif oyuncu eksikliği. Forg1ven hem takımın agresiflik ihtiyacını tek başına karşılıyordu, hem de “playmaker” denilen pozisyonda oynayarak takımın kritik takım savaşlarından/çatışmalardan önde çıkmasını sağlıyordu. Takımda şu an o karakterde bulunan tek oyuncu Svenskeren, fakat kendisi de istikrarsız ve her maç aynı performansı gösteremeyebilir. Fox, yeni nesil orta koridor oyuncuların en yeteneklilerinden, fakat o da ilk sezonunda büyük bir öz güven eksikliği çekti. Eğer Fox sorumluluk alıp takımın agresif oyuncu eksiğini kapatamazsa, SK takımının sıkıntı çekeceğini düşünüyorum. Yine de ilk 3’e girmesi kesin gözüyle bakılan takım, bu beklentiyi karşılayacaktır. Fakat Kış Sezonu’ndaki gibi dominant bir sezon geçir(e)meyeceği aşikar.


Normal sezonu 2. olarak bitiren Fnatic ile incelememize devam edelim.

fnatic

Geçtiğimiz sezon 4 çaylak ile oynamalarına rağmen beklentilerin çok üzerinde bir performans gösteren takım, bana kalırsa şu an ligdeki en iyi takım konumunda. Playofflarda harika bir performans gösterip sezonu şampiyon olarak tamamlayan Fnatic, MSI Turnuvası’nda da iyi bir performans göstererek bu sezon için beklentileri yükseltti. Takımdaki 2 Koreli’nin performansı, Fnatic’in kaderini belirledi de diyebiliriz. Zira takımın oyun içi stratejisi üst koridor ve orta koridor odaklıydı. Takımda görece “zayıf halka” olarak nitelendirilebilecek oyuncu olan Steelback’in de gönderilmesi ile Fnatic çok daha tehlikeli bir hal aldı. Bu tehlikeye katkıda bulunacak en yeni isim ise, tekrardan evine dönen Rekkles. Yıldız oyuncu sezon başı transfer olduğu Elements takımından ayrılarak eski takımına dönerken, Fnatic’in alt koridor zayıflığını gidererek takımın her koridorunun etkili olmasına katkıda bulunacak.

Fnatic’in üst koridor oyuncusu Huni, herhalde takımda hayran kitlesi en yüksek oyuncu. Huni’nin oyun içerisindeki harika oyunları buna bir etken elbette, fakat oyuncunun oyun aralarındaki konuşmaları ve oyun dışındaki sempatik tavırlarının bunun üzerinde çok daha fazla etkisi bulunmakta. Fnatic takımının kış sezonundaki en önemli parçası şüphesiz üst koridor-ormancı ikilisiydi. Ormancı konumundaki ReignOver ise sezon boyunca tüm maçlarda baskıyı hangi koridorda ne zaman arttıracağını çok iyi ayarladı ve takımın oyun içindeki stratejisini belirlemede önemli rol oynadı. Takımın yıldız oyuncu konumunda ise Febiven bulunmaktaydı. Hali hazırda Avrupa’nın en iyi orta koridor oyuncularından birisi olarak gösterilen Febiven, istikrarlı bir biçimde koridorunu kazanmayı ve doğru zamanda baskın yapmayı bildi. Steelback ile en az odaklanılan koridor olan alt koridor iken, Rekkles’ın gelmesi ile önemini büyük bir şekilde arttırdı. Rekkles-Yellowstar ikilisinin performansı bence bu sezon takımın başarısında kilit rol oynayacak. İkilinin daha önceden beraber oynamış olması büyük bir artı iken tekrardan ısınmaları zaman alacak mı gibi sorular sormaya başlanıldı. Rekkles gerçek bir yıldız ve Steelback’ten daha etkili bir oyuncu. Yellowstar ise destek oyuncusu rolünde geçirdiği sezonlardan sonra gerçek bir lider konumuna yükseldi ve takımın başarısında önemli rol oynadı. Yıldız oyuncunun bu sezon da bu başarısını devam ettireceği aşikar. Fnatic takımı geçtiğimiz sezon normal sezonu 2. olarak bitirdi fakat bu sezon bu sıralama büyük bir ihtimalle değişecek ve takım sezonu şampiyon olarak bitirecektir. Playoffların ne getireceği elbette bilinmez zira 5 maçlık serilerde takımların karakterleri çok değişiyor. Fakat söyleyebiliriz ki takım, playofflarda da iyi bir performans sergileyecek ve Dünya Şampiyonası’na gitmeye hak kazanacaktır.


Sezonu 3. olarak bitiren ve “flaş takım” olarak nitelendirebileceğimiz H2K Gaming ile devam edelim.

h2k gaming

Öncelikle belirtelim ki H2K, sezona kötü bir başlangıç yaptı. Zar zor maçlar kazanan takımın bu kadar üst sıralarda bitireceğini kimse beklemiyordu. Fakat yönetim kritik bir karar alarak Kuzey Amerika’da oldukça iyi bir şekilde tanınan Pr0lly’yi takımın koçu yaptı. H2K için işlerin dönüm noktası bu oldu. Pr0lly takımın başına geçtikten sonra takımın performansı gözle görülür bir şekilde arttı. Diğer bir önemli hamle ise destek oyuncu rolüne kaSing’in getirilmesiydi. KaSing, takımdaki “shotcaller” eksikliğini giderdi ve bu konuda kendini ne derece geliştirdiğini gösterdi. Kış Sezonu’ndaki kadrosunu koruyan takım, Yaz Sezonu’nu da iyi bir şekilde geçirmek istiyor.

Takımın en önemli oyuncusu şüphesiz muazzam bir Kore Ligi geçmişi bulunan Ryu’ydu. Oyuncunun kendine olan öz güveninin sezonun başlarında yerinde olmadığı ve dil problemi yüzünden takım arkadaşlarıyla iletişimde problem çektiğini göz önünde bulundurduğumuzda, Ryu’nun kötü bir performans sergilemesi anlaşılabilir bir durum. Sezon ilerledikçe Ryu kendisine olan güvenini arttırdı ve daha etkili bir biçimde maçları çıkarmaya başladı. Takım arkadaşlarının yardımıyla, ki özellikle bu oyuncular spesifik olarak kaSing ve Loulex olarak nitelendirilebilir, Ryu, takımın en önemli parçalarından biri olmayı başardı. Takımın üst koridoru Odoamne ise pr0lly’nin yardımıyla kendisini geliştirmeyi ve koridorda korkulan rakiplerden birisi olmayı başardı. Avrupa’daki en iyi ormancılar arasında gösterilen Loulex de maç sırasındaki çabalarının sonuç verdiğini gördükçe daha iyi oynamaya başladı. Hjarnan ise takımın “gizli” yıldızı bana kalırsa. Kilit Sivir oyunlarıyla takımı ayakta tutan Hjarnan, bu sezon da etkili bir performans gösterecektir. Genel performans bakımından H2K’nin yine ilk 3 arasına gireceğini düşünmekle beraber takımın bir sürpriz yaparak normal sezonu şampiyon olarak kapatabileceğini hatırlatmakta fayda var.


Bu sezon büyük beklentiler ile başlayan fakat alt koridorunun kötü performansı nedeniyle bir türlü istediği sıçramayı yakalayamayan Gambit Gaming ile devam edelim.

gambit

Sezon başı IEM Cologne Turnuvası’nı, hem de etkileyici bir biçimde, kazanarak eski Moscow 5 günlerine dönüş sinyalleri veren takım, ne yazık ki sezon boyunca bu performansı sürdüremedi. Çılgın Sıçra’ları ve etkileyici oyunlarıyla herkesi kendine hayran bırakan takımın eski nişancısı P1noy’un sezon boyunca aynı performansı gösterememesi, takımı oldukça yaralarken takımın ormancısı Diamond ve destek oyuncusu Edward bu performans düşüklüğünü kapatmaya çalıştı. Orta koridor oyuncuları NiQ’in rahatsızlanması sonucu yedek oyuncu olarak takıma katılan Betsy, takımın sezonun son dönemindeki ivmesinin ardında yatan en büyük nedenlerden birisi. Beklenenin çok üzerinde performans sergileyerek herkesi kendisine hayran bırakan ve takımda kalıcı olarak kendine yer bulan Betsy, Yaz Sezonu’nda da etkileyici bir performans sergileyerek Gambit’in üst sıralara çıkmasına önemli rol oynayacaktır.

Ve gelelim sezonun flaş transferine. Gambit takımı, P1noy’u takımdan göndererek SK takımından ayrılan Forg1ven ile anlaştı. Forg1ven’ın takıma katılması bence büyük önem ifade ediyor. Öncelikle belirtelim ki Edward, Empire zamanlarındaki nicki olan Gosu Pepper nickine dönerek yeni bir başlangıç yaptı. Kendisi Forg1ven’da bu “godlike” potansiyeli görmüş olmalı. Eddy’nin haksız olduğunu kimse inkar edemez. Forg1ven’ın takıma katılması ise nişancı konumunun çok daha etkin bir biçimde sahada olacağının belirtisi. P1noy çılgın ve istikrarsız bir nişancı olarak kendini tanıtmıştı. Forg1ven da zaman zaman çılgın oyunlar ortaya koyuyordu. Forg1ven ile P1noy arasındaki en önemli fark, nerede ne zaman Forg1ven’ın o çılgınlığı gerçekleştireceğini bilmesi. Forg1ven, sonunda “Gosu Pepper”ın aradığı agresiflikte ve istikrarda oyuncu olacak ve Gambit’in performansını yukarılara taşıyacaktır. Takımın playofflara kalacağına kesin gözüyle bakılsa da ilk 3’e girmesi zor gibi gözükmekte. Gambit, takım oyununu sonunda yükseltip oyuncuların potansiyelini sahaya doğru bir şekilde sahaya yansıtırsa sürpriz takım olmayı başaracak gibi gözükmekte.


Geçtiğimiz sezonun bir diğer flaş takımı olan ve Fnatic ile final oynamayı başaran Unicorns of Love ile devam edelim.

unicorns of love

Unicorns of Love denince akla ilk olarak “Avrupa’daki izlemesi en eğlenceli takım” gelmekte. Bu büyük bir başarı elbette. Bundan daha büyük başarı ise bu eğlenceli ve meta dışı oyunlarını sahaya yansıtıp başarılı sonuçlar almaları. Takım, normal sezonu çok yukarılarda bitirmedi. Elbette LCS’e yeni katılmaları, takımdan beklentilerin düşük olmasına neden olsa da, orta sıralarda bitirmeleri bile UOL için büyük başarı sayılır. Sezon boyunca sergilediği performanslara zıt olarak takımın playoff performansı üst düzeydeydi. Önce Gambit’i etkileyici bir şekilde eleyerek yarı finale yükselen takım, yarı finalde normal sezonu 1. bitiren SK Gaming’i nefes kesen bir seriyle eleyerek finale çıktı. Finalde de iyi bir performans sergileyen takım, tecrübesizliğin kurbanı olarak şampiyonluğu Fnatic’e kaptırdı.

Takımın her pozisyonu başarılı iken, en büyük sıkıntıları takım savaşlarını doğru şekilde çıkartamaması idi. Bireysel olarak her oyuncu başarılı olarak nitelendirilse de, takımın yıldızı şüphesiz PowerOfEvil. Yeni nesil orta koridor oyuncularının en iyilerinden sayılan POE, sezon boyunca performansını yüksek tuttu. Kötü oynadığı şampiyonları tekrar tekrar oynaması, oyuncunun mentalitesini ortaya koymakta. Takım için gerekli olan şampiyonları oynayan POE, her şampiyonda iyi oyunlar çıkartmayı başardı. Sahne ışıklarının altındaki diğer bir oyuncu ise şüphesiz Kikis. Meta dışı ormancıları seçerek oyunun seyir zevkini yükselten Kikis, playofflardaki Udyr ve Shaco seçimleriyle herkesi şaşırttı ve maç kazandıran oyunlar çıkarttı. Takımın gizli yıldızı ise kesinlikle Hylissang’dı. Şu an Avrupa’daki en iyi destek oyuncular arasında ilk 3’te gösterilen oyuncu, özellikle Thresh oyunlarıyla izleyenleri kendisine hayran bıraktı. Sezon başında zayıf performans göstermesine rağmen playofflarda harika oyunlar çıkartan Vizicsacsi ve Vardags da takımın performansında kilit rol oynadılar. UOL’un bu Yaz Sezonu’nda da sezona renk katacağına kesin gözüyle bakabiliriz. Lakin takımın normal sezonda başarılı olması için takım oyunlarını ve pozisyon bilgilerini geliştirmesi gerekiyor. POE mükemmel bir oyuncu olabilir fakat pozisyon almasını geliştirmesi gerekiyor. Takım yine elbette playofflara katılacaktır. Playofflardaki performansları ise Dünya Şampiyonası’na gitmelerinde etkili olacak.


Sezonu 6. olarak bitiren, görece hayal kırıklığı yaşayan Copenhagen Wolves ile devam edelim.

copenhagen wolves

Kış Sezonu’ndaki kadrosunu değiştirmeyip Yaz Sezonu’na aynı oyuncularla devam etme kararı alan Copenhagen  Wolves, geçtiğimiz sezonu kesinlikle hayal kırıklığı ile tamamladı. Playofflarda H2K ile eşleşen ve seriyi 3-0 kaybeden takım, bireysel hataların sıkıntısını çekmekte. Soren, bir orta koridor oyuncusu olarak kendini çok fazla geliştirdi. Fakat takımın ormancısı Airwaks ve üst koridor oyuncusu YoungBuck, kendilerinden beklenen performansı bir türlü gösteremedi. Zaman zaman iyi maçlar çıkartan oyuncular, sezon boyunca istikrarı bulamadı. Takımın nişancısı Freeze ise üst düzey oyununu sezon boyunca devam ettirdi. Ne var ki Freeze’in oyunu, takım arkadaşlarının hataları ve takımın genel hataları yüzünden gerektiği etkiyi yaratamadı.

Takımın yıldızı, daha doğrusu daha önde olan oyuncusu, şüphesiz Soren. Oyuncunun sezon boyunca gelişimini izlemek ve rakiplerine karşı git gide üstünlük kurmasını gözlemlemek büyük keyifti. Aynı şekilde Freeze’in agresif oyunu da takımın sıralamasında etki yarattı elbette. CW’nin ilk olarak bireysel hatalarını, ardından da oyun tarzlarını değiştirmesi gerekiyor. Takımın güçlü olduğu koridor olan orta koridora odaklanması, oyun tarzı olarak mantıklı olabilir fakat diğer koridorların da orta koridor kadar ilgi istemekte. CW takımı doğru takım oyunuyla ve bireysel hataların giderilmesi ile playofflara kalıp performansını geliştirecektir. Fakat Airwaks’ın ve YoungBuck’ın bu performansıyla takımın başarıya ulaşması zor gözükmekte.


Sezonun en büyük hayal kırıklığı ile incelememize devam edelim: Elements.

elements

Sezon için seyircilerin en büyük beklentileri olan takım şüphesiz Elements’ti. İsim değişikliğine gittikten sonra nişancıları Tabzz’i gönderip Rekkles’ı transfer eden takım, hiçbir zaman beklenen performansı gösteremedi. Sıkıntının üst koridor oyuncusunda olduğuna kanaat getiren takım, Wickd’ı önce Kev1n ile değiştirdi ve problemin üst koridorda olmadığını, takımın oyun tarzında olduğunu keşfettikten sonra Wickd’ı takıma geri kattı. Destek oyuncusu Nyph’i değiştirip yerine Krepo’yu getiren ve bu değişiklik sonucu da istenilen sonuçlara ulaşamayan takım, kısacası sezon boyunca ideal kadrolarını bulamadı ve hep bir keşif halinde maçlara çıkmaya devam etti.

Takımın yıldızı şüphesiz veteran orta koridor oyuncusu Froggen’dı. Uzun yıllar boyunca edindiği tecrübeyi sahaya sürekli yansıtan oyuncu, Elements’in daha da kötü hale gelmesini engelledi. Tüm oyuncuların takımdan ayrılması ya da emekli olması ile Elements, Froggen’ın etrafında bir takım kurdu. Gamers2 takımında tanınan, daha sonra MYM takımına transfer olan Jwoaw’u üst koridora getiren takım, eski CLG ormancısı Dexter’ı takıma kattı. Eski nişancısı Tabbz’i geri getiren Elements, son olarak da soloq’da bilinen PromisQ’yu takıma kattı. Takımın nasıl performans sergileyeceği ise tam bir muamma. Tabzz ve Dexter’ın performansı, takımın başarısında kilit olacaktır. Bu iki oyuncunun performansı düşük olursa, Jwaow da aktif bir katkıda bulunamayarak takımın performansını aşağıya çekecektir. PromisQ sadece bizler için, tüm League of Legends seyircisi için bir muamma. Tabbz ile olan uyumu, takım için çok önemli. Elements, normal sezonda playofflara bu sezon kalmayı başaracaktır. Fakat playofflar çok daha fazla takım kimliği ile alakalı olduğu için Elements’in Dünya Şampiyonası’na gitmesi ihtimali düşük gözüküyor.


Sezonun diğer bir hayal kırıklığı olan ve sezonu 8. olarak bitiren Roccat ile devam edelim.

roccat

Overpow’u orta koridordan üst koridora çeken Roccat takımı, orta koridora eski LCS yıldızı Nukeduck’ı transfer etti. Sezon boyunca bu iki oyuncunun rollerine ve takıma tekrar alışma sürecinde olması, Roccat’in en büyük sıkıntısı oldu. Nişancı pozisyonuna Woolite’ı transfer eden fakat oyuncudan bir türlü verim alamayan takımın diğer bir problemi de buydu. Koridor safhası oldukça zayıf olan takım, bu dezavantajdan dolayı sürekli olarak maçlarda geri düştü ve sezon boyunca 6 galibiyet almayı başardı. Kritik maçları dahi kazanamayan takım, LCS’den düşmekten de son anda kurtuldu.

Yaz sezonuna takımın birincil problemi olan üst koridor oyuncusunu değiştirerek başlayan Roccat, Overpow’ı yedeğe çekerek Steve’i takıma transfer etti. Belirtmek gerekir ki, üst koridor değişikliği takımın tüm sorunlarını çözmeyecektir. İyi haber şu ki Nukeduck’ın profesyonel sahneye ve takıma alışması, takım üzerindeki baskıyı azaltacaktır. Woolite’ın performansı da takımın performansı açısından kritik olacaktır. Özellikle de pozisyon alması sıkıntı olan ünlü nişancının kendini geliştirmesi gerekiyor. Sezon boyunca gayet iyi bir performans gösteren Vander ve Jankos, doğru takım sinerjisi ile ne kadar etkili olduklarını 2014 sezonunda göstermişlerdi. Eğer takım, gerçekten “takım” olmayı başarırsa ve takım oyunlarını geliştirirse, Roccat aradıkları başarıyı bu sezon bulabilir. Orta sıralardan kurtulması biraz zor gözüken takım, Nukeduck’ın yıldız performansıyla ilk 5’i zorlayabilir, hatta sürpriz yapabilir.


Sezonu 7. olarak bitiren ve düşme maçlarını kazanarak LCS’de kalan Giants Gaming takımı ile devam edelim.

giants

LCS’e geçtiğimiz sezon katılan Giants takımı, zaman zaman ortaya koydukları sürpriz performanslarla bizleri şaşırtsa da, zar zor LCS’de kalmayı başardılar. Kadrosunu sabit tutan ve Rydle’ın pozisyonu olan destek rolüne Noxiak’ı yedek oyuncu olarak transfer eden takım, Yaz Sezonu’nda daha iyi bir performans göstereceklerini Relegation maçlarında gösterdiler. Takımın en büyük sıkıntısı şüphesiz takım oyunlarının ve pozisyon alma yeteneklerinin yetersizliğiydi.

Takımın şüphesiz yıldızı Pepinero’ydu. Ligdeki en yetenekli orta koridor oyuncuları arasında gösterilen ve yeni nesil orta koridor oyuncularının öncülerinden olan Pepi, takımının kritik maçları kazanmasında büyük rol oynadı. Üst koridor oyuncuları olan Werlyb, gayet iyi bir oyuncu olsa da istikrarsızlığını sezon boyunca bizlere gösterdi. Takımın diğer bir zayıf yönü ise ormancılarının oyunu yönlendirememesiydi. Fr3deric de yetenekli bir oyuncu olarak gösterilse de dar şampiyon havuzu ve değişen metaya uyum sağlayamaması nedeniyle düşük bir performans sergiledi. Takımın alt koridoru ortalama bir performans sergilese de LCS seviyesinde performans göstermenin zorluğunu bana kalırsa bu sezon çok iyi anladı. Takımın LCS’e yeni katılması ve LCS stresinin altından kalkamamaları bir bahane olarak gösterilebilir. Ne var ki Giants takımının 2015 Yaz Sezonu’nda iyi performans gösterememesi için bir engeli kalmadı. Takımın playofflara katılması, Kış Sezonu göz önüne alındığında oldukça zor gözükse de kazandıkları tecrübeyi oyunlarına yansıtırlarsa şanslarının artacağına şüphe yok.


Ve gelelim LCS’e bu sezon katılan, daha doğrusu LCS’e geri dönen Origen‘e.

origen

Fnatic’ten ayrıldıktan sonra kendi takımını kuracağını açıklayan xPeke, takım arkadaşı SoaZ’i de yanına katarak Origen takımını kurdu. Eski Lemondogs ve NiP destek oyuncusu Mithy’nin takıma katılmasına zaten kesin gözüyle bakılıyordu. Niels de yeni nesil nişancılar arasında en güçlü adaydı ve xPeke takımın nişancı görevini ona verdi. Son olarak da TSM takımından sürpriz bir şekilde ayrılarak Avrupa’ya geri dönen Amazing’i takıma katan xPeke, Challenger Ligi’ni domine ederek LCS’e katılmayı başardı.

Takımda 4 eski LCS oyuncusunun bulunması elbette büyük bir avantaj. Özellikle xPeke ve SoaZ’in LCS’e dönmesi, oyuncuların koridorlarındaki rekabetin bir derece daha artacağına dair en büyük gösterge. Mithy, Riot Games tarafından kötü davranıştan dolayı yasak almıştı. Bu yasağın Challenger Ligi’nde izlediğimiz Mithy’nin performansına etki etmediğini görmek bizleri sevindirmişti. Yine Challenger Ligi’nde ilk defa izleme şansı bulduğumuz Niels de ilk defa LCS tecrübesi yaşayacak. Oyuncunun büyük sahnede nasıl bir performans sergileyeceği ve SK, Fnatic ve H2K gibi güçlü alt koridor oyuncuları bulunan takımlara karşı oyunun stresine karşı nasıl tepki vereceği merakla beklenmekte. Ve tabii ki xPeke’nin tekrar LCS’e dönmesi, hayranları için mutluluk verici bir haber. xPeke’nin de lige katılmasıyla Avrupa LCS’deki orta koridor oyuncularının işleri daha da zor olacak. Origen’in ilk sezonunda başarılı olma olasılığı oldukça yüksek gözükürken, takımın ilk 5’e gireceği bir çok otorite tarafından kesin gözüyle bakılıyor. Takımın başarısının kilit noktası bana kalırsa alt koridor olacaktır. Diğer koridorların ve ormancının başarılı performans gösterme olasılığı, alt koridordan çok daha fazla. Challenger Ligi’ni domine eden Origen’in LCS’de nasıl performans sergileyeceğini hep beraber izleyeceğiz.

2015 Avrupa LCS Yaz Sezonu 28 Mayıs’ta başlayacak. Umuyoruz ki EU LCS geleneği bozulmaz ve her zamanki eğlenceli ve rekabetçi maçlar izlemeye devam ederiz. 5mid ekibi olarak ligdeki tüm takımlara başarılar diliyoruz.

Yorum yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir