League of Legends

Avrupa LCS Çeyrek Final analizi

Avrupa LCS’de son haftanın oynanmasının ardından playoff eşleşmeleri belli oldu. Kelimenin tam anlamıyla mükemmel bir sezon geçiren ve 18-0’lık normal sezon skoruyla ligi 1. olarak tamamlayan Fnatic direkt yarı finale yükselirken, Challenger Ligi’nde fırtına gibi esen ve bu etkiyi LCS’e de taşıyıp rakiplerine Vadi’yi dar eden xPeke’nin takımı Origen de 12-6’lık normal sezon skoru ile yarı final biletini kapmayı başardı.

Playoff Çeyrek Final eşleşmelerinin ilki geçtiğimiz sezonun finalisti olan ve yaratıcı oyunları ile tanınan Unicorns of Love ile bu sezon bir ara düşme potasına kadar gerilemesine rağmen son haftalarda özellikle de Nukeduck’ın harika performansı ile toparlayan Roccat arasında olacak. İkinci mücadele ise normal sezonu 3. olarak bitiren ve zaman zaman hatalar yapmalarına karşın harika bir takım oyunu sergileyen H2K ile, geçtiğimiz sezon düşmekten son anda kurtulmasına rağmen bu sezon harika bir performans sergileyen ve lige iyiden iyiye ısınan Giants arasında oynanacak.

Kuzey Amerika analizimde olduğu gibi bu yazımda da bazı istatistikler ile birlikte, playoff’un Çeyrek Final eşleşmelerini inceleyecek, takımların güçlü ve zayıf yanlarını analiz ederek eşleşmenin nasıl sonuçlanacağını tahmin etmeye çalışacağım.

Unicorns of Love-Giants Gaming
Skor tahmini: UOL 1-3 Roccat

Çeyrek final eşleşmelerinin en ilginci ve eğlenceli maçlara gebe olan UOL-Giants eşleşmesi, kesinlikle takip edilmesi gereken bir seri olarak karşımıza çıkıyor. Orta koridor oyuncularının mücadelesi özellikle dikkat çekerken, iki takımın da istikrarsız performansları ve rakibi şaşırtan seçimleri nedeniyle bu seri, çeyrek final eşleşmelerinin “eğlenceli” olan serisi olacak gibi duruyor.

1 sene öncesine kadar çoğu kimse Unicorns of Love takımını bu kadar yakından tanımıyordu. Challenger Ligi’nde ilginç şampiyon seçimleri ile adını duyuran takım, LCS’de de bu seçimlerini sürdürdü. Geçtiğimiz sezon harikalar yaratarak playofflarda başarılı bir performans sergileyen UOL’ün en büyük özelliği inanılmaz takım savaşları çıkartmaları. Takım elbette ki maç sırasınca çok geriye düştüklerinde çılgınlar gibi rakip takıma koşmuyor. Aksine, sabırlı bir şekilde doğru anı bekliyorlar ve rakibin zayıf bir pozisyonlanmasında ya da galip çıktıkları bir takasta savaşı başlatıp rakiplerini egale ediyorlar. Akıllara ilk gelen örnek ise şüphesiz 2015 Bahar Mevsimi Yarı Finali’nde oynadıkları SK Gaming maçı. Baskı altında çılgınca kararlar vermeyip doğru anı bekleyen UOL, normal sezonu 1. olarak bitiren SK Gaming’i yarı finalde eleyerek hiç de hafife alınmamaları gerektiklerini açıkça belirtmişlerdi.

Takımı güçlü yanlarına geçmeden önce, UOL’un zayıf karnı hakkında biraz konuşmak istiyorum: Orman. UOL’un zayıf karnının orman olmasının nedeni ise elbette ki Kikis’in takımdan ayrılmış olması. PowerOfEvil takımın yıldızı konumunda gözükse de, en az onun kadar yıldız olan ve bu şekilde performans gösteren oyuncu Kikis’ti. Bu sezon oynadığı maçlarda ortalama skor katılımında %75.7 ile ormancılar arasında 2. olan oyuncu, takımının başlıca “playmaker” konumundaki oyuncusuydu. Dahası, Kikis’e yönelik hedef yasaklama yapmak neredeyse imkansızdı. Zira oyuncunun şampiyon havuzu o kadar geniş ki, geçtiğimiz sezon yarı final ve 3.lük karşılaşmasında uzunca bir süredir görmediğimiz Udyr ve Shaco’yu maçlarda kullanıp herkesi şaşırtmıştı. Dahası yılın başında düzenlenen IEM San Jose Turnuvası’ndaki ormancı-Twisted Fate seçimi hala akıllardan silinmiş değil.

Kikis’in UOL’un oyun tarzına etkisi bu kadar fazla iken, oyuncunun yokluğu takım için büyük bir kayıp anlamına geliyor. Son haftalarda takım bu yokluğu yetenekli oyuncu Gilius ile doldurmaya çalışsa da, Çeyrek Final serisinde takımda ormancı olarak kimin oynayacağı hala belirlenmiş değil. Çok yetenekli ve takım için doğru pozisyonları yaratacak bir oyuncu bu pozisyona gelmediği sürece UOL’un pozisyon yaratan oyuncu sayısı 2 ile sınırlı kalacak.

Takımın en önemli parçası ve playmaker’ı kesinlikle PowerOfEvil. Syndra oyunları ile tanınan oyuncu, sadece metayı takip etmekte değil, meta yaratmak konusunda da oldukça iyi. Sezon başında orta koridorda oynadığı Varus ile yeni bir meta yaratan ve inovatif seçimlerine devam eden oyuncu, UOL’un rakip takıma verdiği hasarın %33.33’üne sahip. Bu konuda tüm ligde 4. sırada bulunan PowerOfEvil, kelimenin tam anlamı ile UOL’un en büyük silahı.

PowerOfEvil mekanik anlamda oldukça iyi bir oyuncu. Geçtiğimiz sezon en büyük eksikliği olarak gösterilen takım savaşlarındaki pozisyon alma problemini de bu sezon büyük ölçüde aşmış gözüküyor. Oyuncunun bir diğer özelliği ise, bir maç kötü performans gösterdiği bir şampiyonu diğer maç almaktan çekinmemesi. Bu hareket, onun mental olarak ne kadar gelişmiş bir oyuncu olduğunu göstermekle beraber, ne kadar cesur olduğunun da bir kanıtı niteliğinde. Tüm bunlara karşılık, oyuncu aslında çok da iyi bir koridor oyuncusu değil. 10 dakikada ortalama minyon sayısı farkında -4.1 ile sıralamada oldukça geride kalırken, 10 dakikada ortalama altın farkında ise -146.3 ile ligin son sıralarında yer alıyor. Buradan anlamamız gereken şey, oyuncunun koridor safhasında kolaylıkla yenilebilir bir rakip olması. POE’yi bu kadar önemli yapan ise şüphesiz oynadığı şampiyonlar ile harika oyunlar yapabilmesi ve beklenmedik hamleler ile rakibini saf dışı bırakabilmesi

Takımın diğer bir önemli oyuncusu ise Vardags. POE’den sonra hali hazırda en önemli “playmaker” konumundaki oyuncu olan destek oyuncusu, Thresh ve Morgana oyunları ile tanınmakta. Özellikle de Thresh ile harikalar yaratan oyuncu, UOL için bu seride hayati bir rol oynayacak. Zira Kikis’in yokluğunda, Vardags’ın omuzlarına daha fazla yük biniyor. Dakikada ortalama totem koyma istatistiğinde destek oyuncuları arasında sonuncu olan Vardags, harita üzerindeki görüşe katkı sağlasa da, diğer destek oyuncularından çok daha az yapmakta bunu. Ne var ki oyuncunun oyun görüşü ve mekanik özellikleri çok iyi ve bu özellikler, Vardags’ın takım için yapması gerekenleri telafi ediyor.

UOL’un bu seride odaklanması gereken şey takım oyunu ve istikrar. Zira UOL bu sezonun istikrarsızlık abidesi. Bir maç harika oynayıp 30 dakikadan önce maçı kazanırken, diğer bir maç rakibinden 20. dakikada 10k altın farkı yiyebiliyor. Takımdaki karar verme mekanizmalarının bu sezon doğru işleyememesi ve Kikis’in de bahsettiği “kötü takım ortamı”, UOL’un bu istikrarsızlığının altında yatan nedenlerden.

Öte yandan UOL takımının ilk ejderha alma oranı, ligdeki diğer takımlara nazaran oldukça düşük. Bu istatistikteki oranı %39 iken dakikada ortalama totem yerleştirme istatistiğinde ise 2.93 ile 5. sırada bulunarak rakiplerinin gerisinde. UOL’un oyun başını iyi oynamayı sevdiği bilinen bir gerçek fakat harita görüşünü yeteri kadar sağlamazlar ise oyun başında geriye düşme ihtimalleri oldukça yüksek. POE’nin ve Vizicsacsi’nin agresif oynamayı sevdiği de göz önüne alınırsa, bu iki koridorun oyun başında kaybedilmesi işten bile değil.

Unicorns of Love’a karşın Roccat de rakibinden çok farklı değil. Hiç şüphe yok ki bu sezon istikrar denilince akla gelen takımlar arasında UOL gibi Roccat de bulunmamakta. Sezon boyunca birden fazla kadro değişikliğine giden takım, üst koridora Steve’i getirirken performansı çokça tartışılan Woolite’ı takımdan gönderip yerine çok daha istikrarlı bir oyuncu olan MrRallez’i alarak nispeten derli toplu bir görüntü çizmeyi başardı. İlk haftalar Steve’in performansı oldukça tartışılsa da, oyuncunun suikastçi üst koridor şampiyonlarındaki performansının üst düzey olması, hakkındaki eleştirilerin sonu oldu. Bundan sonra özgüveni yerine gelen ve tank şampiyonlarda, özellikle de Maokai’de, harika performanslar sergileyen oyuncu, Roccat takımının önemli parçalarından birisi.

Takımın en güçlü yanı, tıpkı rakibi gibi, takım savaşların çok iyi oynaması. Bunun altında yatan nedenler ise tüm oyuncularına bağlı. Steve’in tank şampiyonlara alışması, MrRallez’in Woolite’tan kat kat daha iyi bir pozisyon alan nişancı olması, Jankos’un ve Vander’ın harika savaş başlatma mekanikleri ve Nukeduck’ın oyun sezgisi birleşince, daha doğrusu tüm bunlar doğru bir şekilde harmanlanınca, son haftalarda ortaya çok iyi oynayan bir Roccat takımı çıktı.

Ligin ilk yarısında oldukça kötü performans gösteren takım, Youngbuck’ın yerine Steve’i getirerek oldukça iyi bir hamle yaptı diyebiliriz. Youngbuck koridor safhasını oldukça kötü geçiren bir oyuncuydu. Steve ise ilk maçlarında sürekli kamplanmasına ve kötü performans göstermesine rağmen, sahneye ve takıma alıştıkça oyunun her periyodunda oldukça iyi işler çıkarıyor. Oyuncunun tank şampiyonlar yerine hasar veren şampiyonlarda çok daha agresif ve iyi performans gösterdiğini, özellikle de Ekko ile oynarken gördük. İlerleyen haftalarda takımın ihtiyacı olan tank karakterine de alışan oyuncu, erken safhalarda oyundan düşürülmediği sürece seriyi etkileyecek isimlerden.

Takımın en etkili oyuncusu ise şüphesiz Jankos. Roccat’in orjinal kadrosundan geriye kalan iki oyuncudan birisi olan yetenekli ormancı, oyunun erken safhasında agresif baskınları ile tanınmakta. Koridor aşamasının başlarında takım arkadaşlarının alacağı bir skorun, özellikle de ilk kanın, çok yardımı olacağını bilen Jankos’un öncelikli amacı, ilk baskınları yapıp bunda başarılı olmak. Jankos’un bir diğer özelliği ise metaya çok iyi adapte olması. Bu sezon sadece 5 farklı ormancı şampiyonu ile oynayan oyuncu (Gragas, Ekko, Lee Sin, Rek’sai, Nidalee) karşı takımı seçimleri ile pek şaşırtmıyor. Bu yüzden de kendisine karşı hedef yasaklama yapmak oldukça kolay. Ancak Jankos bu konuda oldukça şanslı, çünkü kendisinden çok daha önemli bir oyuncu var, ki onun şampiyon seçimleri rakip takım için çok daha önemli: Nukeduck.

Nukeduck, League of Legends severlerin yakından tanıdığı bir oyuncu. 2013 yılında Avrupa LCS’i kasıp kavuran Lemondogs takımının bel kemiği olan oyuncunun Worlds tecrübesi de bulunmakta. Profesyonel sahnede uzun süredir mücadele eden oyuncunun Roccat’e gelişi ise, takım için hayati önem taşıyor.

Roccat, özellikle de bu yıla başlarken, oyunun çoğunluğunda oldukça pasif kalan ve rakibinin hamlelerine karşılık vererek oynayan bir takımdı. Takımın agresiflik seviyesi Woolite ve Nukeduck’ın katılması ile oldukça artarken, geçtiğimiz haftalardaki performansları, Nukeduck’ın tam da ihtiyaç duyulan oyuncu olduğunu gösteriyor. Nukeduck’ın en büyük özelliği takım savaşlarında pozisyon alması ve ne zaman girip ne zaman çıkacağını muhteşem bir şekilde bilmesi. Koridor safhasında ise ortalama bir oyuncu sayılabilecek Nukeduck’ın 10 dakikada ortalama minyon farkı istatistiği 1.4. Yani rakipleri ile çoğu zaman kafa kafaya bir performans gösterirken, takımının aldığı skorların %74.2’sine katkıda bulunmayı başarmış. Ayrıca takımının hasarının %32.3’ü de kendisinden geldi.

Nukeduck kesinlikle değişken bir oyuncu. Senenin başında bekleneni veremeyen ve “alışma süreci”ni oldukça uzatan oyuncunun, kendini rahat hissettiğinde yapabileceklerinin sınırı yok. Hali hazırda Avrupa LCS’de veteran diyebileceğimiz orta koridor oyuncularından olan oyuncunun takım savaşlarındaki pozisyon alması, oyunun kaderini belirler nitelikte.

Woolite’ın kötü pozisyon alan bir nişancı olmasından sonra, ya da ciddiyetsiz diyelim, MrRallez, takımın takım savaşı mekaniklerini oldukça arttırdı. MrRallez-Vander uyumu ise haftalar içerisinde gelişti ve Çeyrek Final öncesi, ikili, oldukça formda.

Sonuç olarak; bu serinin kaotik olacağını söyleyebiliriz. UOL daha dinamik bir takım iken, Roccat daha stabil ve güvenli oynamayı seçen bir takım. Bu eşleşmede Roccat, istikrar ve takım oyunu açısından önde gözükse de, UOL’un bizleri şaşırma ihtimali ise oldukça yüksek. Orta koridor ve ormancı ikilisinin serinin kaderini belirleyeceğini söyleyebiliriz.

H2K Gaming-Giants Gaming
Skor tahmini: H2K 3-1 GIA

Normal sezonu 3. olarak bitiren H2K ile tiebreaker sonucunda normal sezonu 6. olarak bitiren Giants arasındaki seri, UOL-ROC serisine göre daha tahmin edilebilir ve daha kısa sonuçlanabilir bir seri olacak. Zira iki takım arasındaki oyun seviyesi oldukça farklı ve ibre H2K’yi gösteriyor.

Challenger Serisi’nde harika işler yaparak gelen, fakat yıldızı Febiven’i Fnatic’e kaptırdıktan sonra sezonun ilk yarısını kötü oynayan H2K, kimsenin beklemediği bir şekilde performans göstererek geçtiğimiz sezonu yine 3. olarak bitirmişti. Lige yükseldikten sonra böyle bir başarıyı yakalayan son takım Cloud 9’dı ve yorumcular bile bu benzetmeyi yapmaya başlamıştı. Geçtiğimiz sezonu playofflarda da 3. olarak bitiren H2K, takım içi iletişim ve shotcaller konusunda Fnatic’ten sonra en iyi takım diyebiliriz. Kasing’in takıma gelmesi ve Pr0lly’nin koçluğu, H2K’yi bambaşka bir seviyeye taşıdı. Bu değişikliklerden sonra da takım bir daha arkasına bakmadı ve hep aynı performansı sergiledi. Ligin son haftalarında hafif bir düşüş yaşasalar da, bu düşüşün playoff performansını etkileyeceğini sanmıyorum.

H2K, yukarıda da bahsettiğimiz gibi shotcalling konusunda çok güçlü. Takımın en güçlü yanı da bu diyebiliriz. Oyunun başlarında rakibine baskıyı hissettirmeyi ve bu baskı sonucunda elde ettiği avantajları sonuna kadar kullanmayı seven akım, erken kule almayı çok seviyor. H2K’nin genel olarak oyun mentalitesi kar topu olduğu için, bu şaşırılması gereken bir durum değil. Takımın ilk kule alma yüzdesi %83 iken, bu istatistik ile tüm ligde 1. sırada bulunuyorlar. Ortalama ilk kule alma süreleri ise 8.5 dakika. Bu istatistiğin bize anlattığı şey ise çok önemli. H2K, kuleleri alarak kazandığıı altını avantaja çeviriyor ve genelde harita üzerinde rotasyonlara odaklanarak alt koridor ikilisini orta koridora getiriyor. Bu noktadan sonra kule ittirme stratejisi takımın harita üzerindeki pozisyonuna çok bağlı olsa da, genellikle rakiplerine pozisyon alma konusunda üstünlük sağlayıp orta koridoru da rahat bir şekilde almayı başarıyor. Bu “hızlı ittirme” stratejisinin iki önemli karakteri var: Ryu ve Hjarnan.

H2K takımında çok çok fazla öne çıkan bir oyuncu olmasa da, takımın yıldızı diyebileceğimiz oyuncu Hjarnan. Agresif oynamayı ve “reset”i olan şampiyonları (Jinx ve Tristana) çok seven oyuncu, Jinx ile %100 kazanma oranına sahip. Ligde, Rekkles’tan sonra en iyi nişancı olarak gösterilen oyuncunun takım savaşlarındaki pozisyonlanması dünya yıldızı klasında. Koridor aşamasında rakibine karşı büyün üstünlük sağlayan oyuncu, lane swap durumlarında da oldukça iyi performans gösteriyor. İlk 10 dakikada rakiplerine göre ortalama altın farkı istatistiği 298.3 olan oyuncunun bu istatistikte ligde 1. sırada olduğunu belirtelim.

Takımın en kariyerli oyuncusu ve en önemli parçası ise şüphesiz Ryu. KT Bullets ile mükemmel bir kariyer yakalayan oyuncu, uzunca bir süre Faker ile 1v1 oyununu kaybetmesinden dolayı “The other Zed” olarak tanınıyordu. Söyleyebiliriz ki, takıma ısınması ile beraber, bu lakap artık pek kullanılmıyor. Oyuncunun bu sezon 8 farklı orta koridor şampiyonu oynaması, şampiyon havuzunun ne kadar geniş olduğu konusunda bizlere bilgi veriyor. Takımının verdiği hasara katkısı %29.7 iken, bu oran, Hjarnan’ı da kattığımızda %60 oluyor. 10 dakikadaki ortalama minyon sayısı istatistiğinde rakipleri ile başa baş giden oyuncu, KDA oranında ise 5.0 ile Avrupa LCS’deki orta koridor oyuncuları arasında 3. sırada bulunmakta.

Geçmişe baktığımız zaman Ryu, diğer Koreli orta koridor oyuncuları gibi spot ışıklarının altında değildi. Faker ve Dade çok konuşulurken Ryu’nun daha arka planda kalmayı ve takımını yönetmeyi seçtiğini söyleyebiliriz. Oyuncu, Kore’de kule altı girişlerini çok iyi manipüle etmesi ile tanınıyordu. Bu özellik ise, orta koridor oyuncusu ile ormancı arasındaki iletişimin yüksek olmasını gerektiren bir özellik. İlk zamanlar dil probleminden dolayı takıma adapte olması oldukça sıkıntılı olsa da, ilerleyen haftalarda oyuncunun Loulex ile arasındaki iletişimin arttığını ve birlikte harita üzerinde gezmelerinin ne kadar etkili olduğunu gözlemleyebiliriz.

Oyuncu her ne kadar suikastçi şampiyonlarındaki ünü ile tanınsa da, mükemmel bir Orianna oyuncusu. Aynı zamanda Kore’de iken sunucudaki en iyi Ahri oyuncusu olarak gösterilen yetenekli oyuncu, ligdeki her iki şampiyonla çıktığı maçlarda kaybetmedi. Pepiinero ile olan eşleşmesini dört gözle beklediğimiz oyuncunun bu eşleşmeyi daha stabil ve güvenli oynayarak kazanması ise muhtemel.

Dürtme kompozisyonlarını oldukça seven takımın izleyeceği strateji ise merak konusu. Zira rakibine göre srateji geliştirmeyi çok iyi başaran takım (burada tüm övgüler Pr0lly’ye), büyük ihtimalle ilk dakikaları sakin geçirip Kasing’in ve Loulex’in oyun üzerinde etki yaratmasını bekleyecek, ardından rakibi ejder etrafında savaşa zorlayacaktır.

Tıpkı UOL-ROC eşleşmesinde UOL’un daha dinamik olması gibi, H2K-GIA eşleşmesinde de Giants daha dinamik ve rakibini şaşırtabilme potansiyeli yüksek takım. Geçtiğimiz sezon ligden düşmekten son anda kurtulan ve bu sezona harika bir ivme ile başlayan takım, ilk 6 maçının 4’ünü kazanarak herkesi şaşırtmıştı. Geçtiğimiz sezon sonunda, LCS stresinin takıma çok fazla geldiğini yazmıştık. Özellikle yeni nesil orta koridor oyuncuları arasında ilk 3’te gösterilen Pepi’nin beklenenin çok altında performans göstermesi bu nedene bağlanmıştı. Takımın asıl sıkıntısı ise alt koridor ve shotcaller pozisyonundaki eksiklikti. Bu sıkıntıyı Godfred ile çözen takım, normal sezonu tiebreaker maçı sonucunda 6. bitirerek playofflara zor da olsa katılmaya hak kazandı.

Giants’ın takım oyunu, geçtiğimiz sezona göre önemli bir ölçüde gelişti. Özellikle de Pepi ve Adryh’in taşıyıcı rollerinin gerekliliklerini yapmasından sonra çok daha etkili olan Giants, kaosu oldukça seven bir takım. Takımın karakteri hiçbir zaman pes etmemeye dayanırken, ormancı rolündeki Fr3deric’in baron çalışları, Giants’ın geri dönüşlerinde ve zaferlerinde önemli nokta oynuyor.

Takım istatistiklerine baktığımızda, Giants çok da iyi bir takım görüntüsü çizmemekte. 15. dakikadaki altın farkı istatistiğinde -1094,5 ile ligde 7. sırada bulunurken ortalama ilk kule alma istatistiğinde ise 12.4 dakika ile ligde 9. sıradalar. Aynı şekilde haritadaki en önemli görevlerden birisi olan ejderi maç başına öldürme oranları 2.1.

Giants’ın en zayıf yönü, takımın totem koymaması. Dakikada 2.69 totem koyma istatistiğiyle ligde 9. sırada bulunuyorlar. Giants’ın kaybettiği maçlara göz attığımızda ise takımın takım savaşlarına ya eksik girdiklerini, ya da pozisyon dışı kaldıklarını görüyoruz. Hali hazırdaki metada harita görüşü her şey iken, takımın buna gerektiği kadar önem vermemesi, belki de Giants’ın ligin 2. yarısındaki düşüşünün altında yatan en önemli nedenlerden.

Giants’ın en büyük avantajı, orta koridor oyuncularının tam bir yıldız olması. Pepiinero, kelime anlamıyla takımını sırtlayan oyuncu. Takımının verdiği hasarın %37.3’ünü sağlayan yıldız oyuncu, dakikada rakip takıma verilen hasar ortalamasında 831 ile tüm ligde 1. sırada bulunuyor. Bu istatistik Pepi’nin agresifliğini yansıtsa da, hasarın çok olmasının nedeni oyuncunun dürtme şampiyonlarını oynamayı sevmesinden kaynaklanmakta. Varus, Ezreal, Jayce, Xerath, Kog’maw gibi şampiyonları bu sezon oynayan oyuncu, bu şampiyonlar ile oynadığı 11 maçın 6’sını kazandı. Özellikle de takımın dürtme kompozisyonlarını sık sık oynaması nedeniyle Varus seçimini 5 defa yapan oyuncunun bu şampiyon ile kazanma yüzdeki 60.

Söyleyebiliriz ki Pepi’nin şampiyon havuzu oldukça geniş. Bu sezon sadece 11 farklı şampiyon ile oynayan oyuncu, geçtiğimiz sezon da 9 farklı şampiyon ile oynamıştı. Görüldüğü gibi oyuncu, farklı şampiyonlar denemekten çekinmezken, metaya ise kolayca alışıyor. Dürtme metasında, 1 yama önce yıldızlaşan Rünbıçak Ezreal seçimini de sık sık yapan oyuncu, özellikle de Fnatic maçında yıldızlaşmıştı. Pepi’nin bu performansıyla Giants, Fnatic’i ciddi anlamda terleten tek takım olurken, Giants’ın öngörülemez bir takım olmasının altında yatan temel nedenlerden birisi. Oyuncunun bir diğer özelliği ise o “big plays” oyunlarını sık sık gerçekleştiren ve takımına avantaj sağlayan bir oyuncu olması.

Pepi’ye hasar konusunda en çok yardım eden oyuncu Adryh iken, takımın ciddi maçlarında öne çıkan ve harita görevlerini rakibinden çalan Fr3deric’ten ise ayrıca bahsetmek gerekiyor. Rakip ormana baskın yapmayı çok seven ve bu baskınlardan elde ettiği avantajları takım arkadaşlarının koridorlarına baskı yaparak değerlendiren oyuncu, sayısız defa tekrarladığı baron çalmalarıyla meşhur. Oyun 20. ile 25. dakikalarını yönlendirmekte zorluk çeken oyuncu, meta dışı şampiyonları oynamayı da oldukça seviyor. Özellikle geçtiğimiz sezon 5. hafta Elements maçındaki baron çalması ile Giants’ın geri dönüşünün kilit adamı olan Fr3deric, bu eşleşmede de önemli rol oynayacak.

Giants kesinlikle oyun sonu kompozisyonları seven bir takım. Oyun sonu şampiyonları seçmelerinin altında yatan nedenlerden birisi bu iken, diğer neden ise oyun sonu performanslarının oyunun diğer safhalarına göre çok daha etkileyici olması. Rakiplerinin tek bir hatasını harita görevine ya da direk olarak oyunu kazanmaya çeviren takımın en tehlikeli özelliği bu. Özellikle de ormancılarının Çarp zamanlamasında harika olması, rakip takımların baronu alırken bir daha düşünmelerine neden oluyor.

Sonuç olarak; eşleşmede kilit rol oynayacak oyuncular Hjarnan ve Pepiinero olarak gözükmekte. H2K son haftalarda bir düşüş yakalasa da, onların da zayıf karınları bulunmakta. H2K kaybettiği tüm maçları oyuncuların kendilerini rahat hissetmedikleri şampiyonlar ile kaybetti. Hjarnan Jinx ve Kalista ile %100 kazanma oranı yakalarken Corki ve Lucian ile 0-4 oynadı. Aynı şekilde Loulex Gragas ile %86 gibi harika bir kazanma oranı yakalarken Olaf ve Eve ile oynadığı tüm maçları kaybetti. H2K’nin bu seriyi kaybetmesinin tek yolu, Giants’ın yasaklama ekranında doğru hedefleri yasaklayıp H2K’yi rahat seçimler dışına itmesinden geçmekte.

Öte yandan Giants’ın zayıf karnı ise oyunun başını çok kötü oynamaları. Eğer H2K bu zayıflığı altın farkına çevirebilirse, ki muhtemel senaryo bunun üzerinden gerçekleşecektir, Giants’ın çılgın bir geri dönüş yapması gerekecektir. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi Giants kaos oyununu seven bir takım. Rakip takımın dengesini bozarak beklenmeyen hamleler ile H2K’yi kesinlikle sarsacaktır. Yine de, tüm takımın çok iyi performans göstermesi, ligin en iyi takımlarından biri olan H2K’ye karşı adeta bir gereklilik. Zira herhangi bir hatada ya da kötü pozisyon almada H2K, Loulex ve Odoamne ile cezalandıracaktır.

Avrupa LCS Çeyrek Final eşleşmeleri 8 Ağustos günü başlıyor. Bu eşleşmeleri lolesports adresinden takip edebilirsiniz.

Yorum yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir