League of Legends

Beşiktaş’ın MSI Turnuvası’na katılması ne anlam ifade ediyor?

League of Legends 5 yıl önce hayatımıza girmeden, eSpor kavramı Dünya için henüz çok gençti ve altı tam anlamıyla doldurulabilmiş değildi. Avrupa ve Amerika’da ufak çaplı turnuvalar gerçekleştirilse de, aslında eSpor, Uzak Doğu’da uzun zamandır kültür haline gelmiş ve binlerce insanı peşinden koşturan bir fenomendi.

Şimdi ise, League of Legends’ın önderliğindeki eSpor kavramı -ki ‘önderlik’ kavramı popülerliğe ve izleyici sayısına göre değerlendirdiğim bir kavram- CS:GO, Dota 2 ve Hearthstone’un da yardımıyla günümüzde oldukça önemli, hem oyuncular tarafından profesyonel bir iş olarak görülen, hem de oyun geliştiricileri tarafından cazip bulunan geniş bir market haline geldi.

Diğer oyunların aksine, Riot Games’in olağanüstü pazarlama stratejilerinin de yardımıyla, League of Legends, diğer oyunları geride bıraktı ve 2013 yılında LCS’in de resmi bir lig olması ile her şey bir anda değişti. Zira başta amatör gözüken takımlar; ligin resmileşmesi ve Dünya Şampiyonası’nın sonunda ciddi para ödüllerinin konuşulmasının da yardımıyla daha da ciddileşti. İlk başlarda LCS takımlarının stratejileri sadece rakiplerinin eski maçlarını (bulabilirlerse) izlemek iken, şu anda her takımın en az bir koçu ve birden çok analisti bulunmakta. Oyuncular psikolojik desteklerinin de yanı sıra takımın yönetim aşamasından da mental olarak destek alıyor. Tüm bunların yanında turnuva ödüllerinin yüz binlerce dolar olmasını, ünlü oyuncuların stream’lerinin on binlerce kişi tarafından izlenmesini ve sadece bu endüstri için statlar yapılmasını göz önünde bulundurduğumuzda, eSpor’a verilen şu anki değerin ne kadar büyük olduğunu ve geleceğinin ne kadar parlak olduğunu az çok tahmin edebilirsiniz.

League of Legends henüz çok genç olsa da, şu an profesyonel sahnede var olan takımların büyük bir kısmı oldukça yeni. Team Solomid, Counter Logic Gaming, Fnatic ya da SK Gaming bu konuda birer istisna olabilirler, fakat takımların yeni yeni kurulması, eSpor arenasının daha yeni yeni gelişmesi ve tamamıyla yeni bir endüstri olması, bu takımlar için birçok öngörülememiş problem yaratıyor. Bunların başında hukuki sebepler gelse de, ben, takımların yeni yeni kurulmasını bir fırsat olarak gören perspektiften bu yazıya devam edeceğim.

League of Legends’ın şu an 4 adet büyük ligi olsa da (Avrupa, Kuzey Amerika, Çin ve Kore) diğer ufak sunucularda da büyük bir çekişme yaşanıyor. Dahası artık bu sunucular ‘ufak’ olmaktan çıkmak üzere. Rusya, Okyanusya, Brezilya ve Türkiye’nin diğer sunucuları geride bırakıp profesyonel olarak bu büyük 4 lige daha yaklaştıklarını söylersek yanılmış olmayız. Özellikle de Brezilya ve Türkiye’nin oyun seviyelerinin bu kadar yüksek olması, diğer sunucuları izlemeye alışmış League of Legends hayranlarını şaşırtıyor. Bunun en güncel örneğini geçtiğimiz hafta ülkemizde, İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Wildcard Turnuvası’nda görebiliriz. Riot Games’in sezon başı duyurduğu yeni turnuvası olan Mid-Season Invitational’a gitme hakkını kazanan son takım olmak için mücadele edilen Wildcard Turnuvası, hem ülkemize, hem de ülke eSpor arenasına çok şey kattı diyebiliriz.

Cumartesi günü oynanan final karşılaşmasında, yukarıda da belirttiğim gibi, 4 büyük sunucu dışında en güçlü sunucular olarak gösterilen Brezilya ve Türkiye karşı karşıya geldi. Ülkemiz açısından büyük önem teşkil eden bu final, Beşiktaş’ın kazanması ile sonuçlandı. Turnuvayı kazanıp Mid-Season Invitational’a gitme hakkına sahip olmamız göğsümüzü kabartırken, turnuvayı ülkemizden herhangi bir takımın kazanmasındansa Beşiktaş’ın, yani geleneksel spor dallarında tanınan bir takımın kazanması çok daha önemliydi.

Sezon başında Beşiktaş Spor Kulübü, herkesi şaşırtarak Özel Turnuva’da yarışmış Aces High takımını bünyesine kattığını duyurdu. Bu haber, ülkemizde eSpor’un geleneksel medya tarafından çok ciddiye alınmaması sebebiyle beklediğimiz önemi görmese de, Dünya’da League of Legends çevrelerince ilgi odağı oldu. Beşiktaş’ın bir eSpor takımına sahip olması aslında Dünya’da bir ilk. Sadece League of Legends sahnesinde değil, diğer tüm eSpor camiasında geleneksel spor dallarında ün salmış bir takım, bir eSpor takımına sahip değil. Böyle bir hamlenin ülkemizde gerçekleşmesi ve popülerliği çok fazla olan futbol takımıyla bilinen Beşiktaş’ın bu hamleyi yapması, eSpor penceresinden geleceğe umutla bakmamıza neden oluyor.

Beşiktaş’ın Mid-Season Invitational’a gitmesi ise, bu bağlamda çok daha büyük önem taşımakta. Beşiktaş adının turnuvada geçmesi sadece ülkemiz için değil, Dünya’daki eSpor takımları ve hayranları için de önemli, zira istisnasız her eSpor hayranının en çok istediği şeylerden birisi şüphesiz ki bu sporun bilinirliğinin ve dolayısıyla eSpor ile alakalı imkanların da artırılması.

Beşiktaş’ın Wildcard Turnuvası’nı kazanmasının diğer bir önemli etkisi ise takımın MSI süresince edineceği tecrübe olacaktır. Dünya’daki en iyi takımlar ile mücadele edecek olan Beşiktaş’ın diğer takımlardan bir şeyler öğrenmesi ve oyuncular ile birebir iletişime geçerek oyun tecrübelerini artırması, sadece Beşiktaş için değil, ülkemizdeki League of Legends sahnesi için de oldukça faydalı olacak. Beşiktaş’ın kazandığı/kaybettiği maçlardan çıkaracağı dersler ve bu tecrübenin Türkiye Ligi’ne adaptasyonu, ilerideki yıllarda takımlarımızın gelişiminin daha hızlanmasına ve diğer takımlar ile başa baş mücadele edecek hale gelmesi açısından oldukça önemli.

Kısacası, Beşiktaş, Mid-Season Invitational’a giderek büyük bir sıçrayış yaptı. Sadece ülkedeki e-Spor camiası açısından değil, Dünya’daki e-Spor camiası için Beşiktaş’ın o sahneye çıkacak olması anlam taşımakta. Umuyoruz ki, turnuvanın sonu ne olursa olsun, ülkemizdeki ve Dünya’daki League of Legends sahnesinin gelişimine katkı sağlar. Aynı şekilde, umuyoruz ki, Beşiktaş oradan hiç galibiyet almadan dönse bile, oyun tarzını ve tecrübesini geliştirecek deneyimler ile ülkemize döner.

Yorum yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir