League of Legends

Cloud 9: Mucize devam edecek mi?

Söz konusu Cloud9 olunca mucizeler ve imkansızlıklar bir anda ortadan kayboluyor, gerçekleşme ihtimali çok düşük olan olaylar vuku buluyor ve kendinize şunu soruyorsunuz; “Cloud9 bu maçı nasıl kazandı?”.  İki yıl önceki görüntüsünden oldukça uzak olsa da, eski C9 ruhu ligin son haftalarında tekrar canlandı. Bölgesel Eleme Turnuvası’nda ise bahsettiğimiz imkansızlıklardan birisi gerçekleşti ve Cloud9, tarihinin en kötü sezonunu geçirmesine rağmen Dünya Şampiyonası’na katılmaya hak kazandı. Mucizenin gerçekleşmesini izlemek oldukça keyif verici olsa da, başarının altında yatan hikaye ise çok daha çekici ve büyülü.

Liderin Düşüşü

Cloud9 deyince akla gelen ilk isim şüphesiz Hai. Dünyadaki en iyi 5 shotcaller arasında gösterilen oyuncu hem Cloud9’ı bir arada tutan oyuncu, hem de takımın “taşıyıcı-destek” oyuncusuydu. Bu kendine has oyun stili ile Cloud9’ı üst üste 2 sezon Dünya Şampiyonası’na götüren oyuncu, takımı harita üzerinde mükemmel yönetmesi ve tıpkı bir satranç oyuncusu gibi rakip takımın hamlelerine harika cevap vermesi ile tanınıyor. Mekanik anlamda Amerika’daki orta koridor oyuncuları arasında ilk 5’e zor girebilen Hai’nin bu özelliği, onu diğer orta koridor oyuncularından çok daha değerli kılmakta.

hai-meteos

Cloud9’ın performansındaki düşüş, Kış Mevsimi’nde başladı diyebiliriz. Geçtiğimiz sezonlarda ligdeki herhangi bir takımı yenmekte zorlanmayan takım, normal sezonu 13-6 ile bitirerek aslında “Yenilmez” olmadıklarını herkese göstermişti. Özelilkle de ligin alt sıralarındaki takımlara karşı oynadıkları maçlarda bariz zayıflıklar gösteren takım, ligin üst sıralarındaki takımlara karşı bu zayıflıkları fazla sergilemedi. Ne var ki Team SoloMid’in arkasında bitirmeye mahkum oldu. Playofflarda yarı finalde Team Liquid’i zor da olsa 3-2 geçen takım, finalde deyim yerindeyse hiçbir varlık gösteremeyerek Team SoloMid’e 3-1 yenildi. Bu yenilgi, Cloud9’ın Amerika Finalleri’nde aldığı ilk yenilgi olmakla kalmayıp, takımın performansının sorgulanmaya başladığı ilk yenilgiydi.

TSM’in bu dominant performansına neden olan en büyük şey Balls ve Lemonnation’ın takım ile senkron olmayan performanslarıydı. Oyuncuların arka planda kalması ve Amerika’da alternatiflerinin çok zor oluşu nedeni ile bu handikap League of Legends severler tarafından göz ardı edilirken, tüm faturanın Hai’ye kesilmesi, oyuncunun tüm motivasyonunu tüketti. Oyuncunun bileğinde yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle Amerika’daki diğer orta koridor oyuncuları kadar mekanik olarak iyi performans göstermemesi, Hai’ye en sık yöneltilen eleştiri olarak gözükse de, performansının düşüklüğünün altında yatan neden takım arkadaşlarının kendisine olan güveni yitirmesiydi.

Sonunda, inanıyorum ki Reddit’teki yorumların da katkısıyla, Hai emekliye ayrılacağını duyurdu. LCS başlamadan bu duyuruyu yapan oyuncu, C9 organizasyonunda kalıp takıma yardım etmeyi tercih etti. Hemen orta koridor arayışlarına başlayan takımın Hai’nin yerine kimi getireceği büyük merak konusuyken, ortada iki aday vardı: Incarnati0n ve Yusui. Birbirine oldukça benzeyen iki oyuncu arasında tercihini Avrupa’da efsane haline gelmiş Incarnati0n üzerinde kullanan C9, oyuncuyu takıma katarak Hai’nin aksine mekanik olarak diğer orta koridor oyuncuları ile boy ölçüşebilecek bir oyuncu ile anlaşmış oldu.

Incarnati0n ve hayal kırıklığı

incarnati0n

Hai’nin gidişi ile shotcalling’in büyük bir problem teşkil etmeyeceği kanısında olan takım, Incarnati0n’ın gelişi ile bambaşka bir kimliğe büründü diyebiliriz. Oyuncu, mükemmel mekaniklere sahip olması ve 1 vs 1 oyunları ile tanınıyordu. Bu yeteneklerini Amerika’da sahaya yansıttığında Cloud9’ın eskisinden de iyi olacağını düşünen League of Legends severler, ne yazık ki büyük bir şekilde yanıldı. Sezonun ilk maçında TSM ile karşılaşan C9, bu maçı kazanmasına rağmen bir sonraki gün Dignitas ile olan mücadelesini kaybetti. Shotcalling’in tüm yükü artık Meteos’un omuzlarındaydı ve Incarnati0n, Hai’ye nazaran çok daha bencil bir oyuncuydu. Takım arkadaşlarından kendisine görüş sağlamasını isteyen ve nadiren diğer koridorlara baskına giden oyuncu, C9’un ritmini açık bir şekilde bozdu. TSM’i yendikten sonra ard arda dört maç kaybeden takım, bu kayıpların ardından T8’i yense de, eski görüntüsünden oldukça uzaktı.

İlk haftalarda sadece Kogmaw, Viktor ve Azir oynayan Incarnati0n, bir nevi LCS’in stresinin altında çatladı diyebiliriz. Oyuncu iyi performans göstermezken, takımın geri kalanı da ondan farklı değildi. Balls ve Meteos sürekli olarak tartışmalı kararlar alıp pozisyon dışı savaşmaya çalışırken, Lemonnation da eski görüntüsünden oldukça uzaktı. Takımda istikrarlı olarak iyi performans gösteren tek oyuncu olan Sneaky’nin performansı ise kötü gidişata çare olmadı. 5. haftadaki TiP yenilgisi artık takımın canına tak etmiş olacak ki, Meteos takımdan ayrıldığını duyurdu. Oyuncunun shotcalling yeteneğinin Hai ile karşılaştırılamayacak kadar kötü olduğunu belirtmemizde fayda var. Hal böyleyken takım içi dinamiklerin iyi işlemediğini farkeden C9, emekliye ayrılan Hai’yi geri çağırdı ve takımda kıpırdanmalar başladı.

Liderin Dönüşü

Meteos’un yerine takıma katılan Hai, ormancı rolünde ilk maçına Team Liquid karşısında çıktı. Herkes, orta koridor oyuncusu değilken ormancı rolünde oynayan Hai’nin bu rolde oyuna daha iyi etki edeceğini iddia ederken Hai, ilk maçında Cloud9’ın yenilmesine engel olamadı. Fakat shotcalling açısından çok daha iyi konumda gözüken takımda hakikaten de kıpırdanmalar başlamıştı.

Bu noktada bir şeyi açıklığa kavuşturmak gerekiyor. Cloud9 takımındaki herhangi bir oyuncu, kötü oyuncu değil. Balls 2 yıl boyunca koridorunu domine etmiş bir oyuncuydu. Sneaky-Lemon ise bu seneye kadar Amerika’daki en iyi alt koridorlar arasında gösterilirken, Sneaky hala Amerika’nın en iyi nişancılarından birisi olarak gösteriliyor. Tüm oyuncuların performansındaki düşüklük takım içi anlaşmazlıklardan etkilenirken, doğru liderlik ve yönlendirmeyle hepsi tekrardan eski formuna kavuşup “takım” olabilecek oyuncular.

hai

Hai döndükten sonra yenilgiler devam etse de, takım gelecek için umut vermeye başlamıştı. Sanırım eski performanslarından ilk enstantaneyi 7. hafta oynadıkları Dignitas maçında sergilediler. Rakibine tüm maç boyunca 1 skor veren Cloud9, eski koordineli ve kararlı performansını sergilemeye geri dönmüştü. Bu maçtan sonra aldıkları yenilgilerde bile eski Cloud9’ın sahaya geri döndüğünü bizlere hissettirdiler.

Ligin son maçında Team 8’i yenerek ligde kalma hakkını kazanan C9, aynı zamanda Bölgesel Eleme Turnuvası’nda da oynamaya hak kazandılar. Turnuvada öncelikle Gravity’yi eleyen takım, ardından Team Impulse’u ve son olarak da finalde Team Liquid’i eleyerek Dünya Şampiyonası’na gitmeye hak kazandı.

Dünya Şampiyonası ve Cloud9

İtiraf etmeliyiz ki C9 şu an eski görüntüsünden çok uzak. Fakat Hai’nin dönmesi ve orta koridorda Incarnati0n gibi doğulu orta koridor oyuncuları ile boy ölçüşebilecek bir oyuncu olması takım için büyük avantaj. Balls ve Sneaky-Lemon ikilisi oldukça iyi koridor oyuncuları. Harita üzerinde rotasyonları zamanında ve doğru bir şekilde yapan takımın karakteri ise rakibin pozisyonundan sürekli olarak avantaj sağlamak. Rakip baron mu alıyor? O zaman Cloud9 inhibitör açıyordur. Rakip üst koridordan kule mi alıyor? Cloud9 kritik bir ejder alıyordur. Daha önce de bahsettiğim gibi, Hai Sihirdar Vadi’sini bir satranç tahtası olarak görüyor ve bu oyunda çok iyi.

Bölgesel Eleme Turnuvası’nda Gravity ve Team Impulse’u 2-0 geriden gelerek 3-2 yenen takımın bir diğer güçlü yanı ise adaptasyonlarının çok yüksek seviyede olması. Rakiplerini oyun içerisinde iyi analiz eden ve buna karşı çözümler üreten takım, Dünya Şampiyonası’nda grup aşamasında da bu adaptasyonu gösterecektir.

Takım eğer şampiyonada gruplardan çıkmayı başarabilirse eşleşmelerine bağlı olarak Yarı Final bile görebilir. Hai’ye büyük sorumluluk düşüyor gibi gözükse de, takımın asıl taşıyıcıları Balls ve Sneaky’nin de omuzlarındaki yük oldukça ağır.

Cloud9’ın Dünya Şampiyonası’nda hangi grupta olursa olsun ligdeki performanslarından çok daha iyisini sergileyeceklerinden şüphemiz yok. Biz de 5Mid ekibi olarak takıma Dünya Şampiyonası’nda başarılar diliyor, performanslarını merakla bekliyoruz.

Yorum yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir