İnceleme

Counter Logic Gaming: Sorunlar nasıl çözülecek?

2011 ve 2012 sezonundan sonra, Counter Logic Gaming takımı hayranlarının beklentisinin en yüksek olduğu sezon, 2015 Kış Sezonu’ydu. “Golden Age” (Altın Çağ) olarak adlandırılan sezon, heyecan verici gelişmelerle başlamıştı. Ormancı rolüne XDG ile Dünya Şampiyonası’na gitmeyi başaran Xmithie’nin ve takımın koçluğuna herkes tarafından tanınan ve League of Legends bilgisi kuvvetli olan Scarra’nın getirilmesi, hayranlar tarafından zaten yüksek olan beklentileri daha da arttırdı.

Golden Age de hayranları yanıltmadı ve sezonun ilk yarısında harika bir performans gösterdi. TSM ile oynanacak maça kadar ligdeki her takımı yenmeyi başaran CLG, koordinasyonuyla, takım kompozisyonlarıyla ve maç içindeki seçimleri ile bizleri kendisine hayran bıraktı.

Fakat TSM maçını kaybetmelerinden sonra takım eski konsantrasyonunu kaybetmiş gibiydi. Tank metanın gelmesi ve takımın buna ayak uydurmaya çalışması, double-ad kompozisyonları çok iyi uygulayan Link’in daha büyücü merkezli seçimlere zorlanması ve ormancı performansının gittikçe düşmesi ile takım bir anda kendini 3. sırada buldu.

Bu yazımızda takımın playofflardaki başarısızlığını, ligin sonundaki performans düşüklüğünü ve bu problemlere getirilebilecek muhtemel çözümleri tartışacağız.

CLG’nin sezon başından beri yaptığı en iyi iş, koridorlardan birinde bir avantaj yakalamak ve bu avantaj üzerinden takımı snowball yapmaktı. Bu, takım için çoğu kez double-ad kompozisyonu ile gerçekleşti. Belirtmek gerekir ki, sezon boyunca takımın iyi performansındaki en büyük etki, Link’in harika oyunuydu. Takıma katıldığından itibaren bütün başarısızlıkların ardından hedef alınan oyuncu, bu sezon istediği agresif şampiyonları seçebilme şansına sahip oldu ve bu şampiyonlar arasında oyun karakterine en çok uyan şampiyonlar genellikle saldırı gücü taşıyıcıları oldu. Oyuncunun oyun sonunda zorlandığı bilinen bir gerçekti. Fakat CLG takımı genellikle maçlarını oyun sonuna bırakmadı ve ezici galibiyetler alarak Link’in omuzlarına fazladan yük bindirmedi.

CLG Link

Sezon ilerledikçe diğer takımlar da oyun tarzlarını geliştirdi, hatalarını düzeltti ve sezonun başlarındaki kadar “kolay lokma” olmamaya başladı. İşte CLG için sıkıntılar bu noktada başladı. Takım, alt sıralardaki takımlara karşı zorluk çekmezken üst sıralardaki takımlara karşı oyun sonunu oynamamaya başladı. Her oyuncu belirli bir seviyede bireysel yeteneğe sahipken ve takım bir noktaya kadar “takım” olmayı çok iyi yaparken, kırılma noktalarındaki maçları/dakikaları kaldıracak mentaliteyi sezon ilerledikçe yitirdiler. Özellikle de orta koridor oyuncusu Link, aslında iyi bir taşıyıcı olabileceğini, fakat hala mental olarak çok geride olduğunu bizlere göstermiş oldu.

Evet, takımın potansiyeli her sezon yadsınamaz derecede büyük oluyor. Fakat LCS’i şampiyon olarak bitirmek için potansiyel tek başına yetmiyor. Dahası bu potansiyel, yetenek olarak değil, mental olarak da sahip olunması gereken bir özellik olarak öne çıkıyor.

Link, CLG’nin başarısızlığındaki etkili isimlerden sadece birisi. Takımın başarısızlığının altında yatan diğer bir sebep de koç Scarra’nın değişen metaya kısa sürede ayak uyduramaması.

Koçların artık yasaklama ekranında aktif olarak takımla iletişimde olduğu 2015 Kış Sezonu’nda, Scarra’nın takım kompozisyonlarındaki etkisi oldukça büyüktü. Ki en başta belirttiğimiz üzere, takım, belli kompozisyonları harika oynuyordu. Ne var ki tank metası ve üst koridor ışınlan-çarp metası ile işler Scarra için çözülemez bir hal aldı. CLG’nin kaybettiği son 4 maçtaki şampiyon seçimlerine bir göz atalım.

clg son 4 maç

C9 ile oynadıkları tie-break maçında Link uzun zamandır oynamadığı Lissandra seçimine zorlandı. Uzun zamandır profesyonel sahnede öncelikli seçim olan Hecarim bile takımı kurtaramadı. Playoff’taki TL serisi ise tam bir faciaydı CLG için. İlk maçta yine uzun zamandır oynamadığı TF seçimine zorlanan Link, 2. maçta Karthus seçimini yaptı. 3. maçta yine favori kompozisyonlarından birisi olan double-ad ile maça çıkan CLG, 2 öncelikli şampiyon olan Hecarim-Sejuani’ye karşı uzun süre bile dayanamadı.

Görüldüğü üzere takım, alışılmışın dışındaki şampiyon seçimleri ile “çaresizlik” kompozisyonlarını kurmak zorunda kaldı. Özellikle de TL serisinin son maçındaki double-ad kompozisyonu faciayla sonuçlandı. Serinin son maçında, yediği nerf’lere rağmen seçilen Jarvan ise tüm bu hayal kırıklığı yaratan seçimlerin en kötüsüydü.

Elbette sahnede o an yaşanılanları, ya da takım evindeki çalışılan kompozisyonları bilemeyiz. Aynı şekilde koçun da takım ile olan iletişimini sadece tahmin edebiliriz. Fakat takımın karakter ve mental sağlamlık göstermesi gereken anlarda takım karakterinin çatlaması, bizlere bir şeyler söylemekte.

Yine aynı şekilde takımın analistlerinin ne seviyede çalıştığını ve takıma faydalı olmaya çalışıp çalışmadıklarını da bilemeyiz. Fakat son 4 maça, hatta kaybedilen TIP maçını da katarsak 5 maça, baktığımızda, işlerin ters gittiğini görmek çok da zor değil.

Peki bu problemler nasıl çözülür?

CLG’nin sezon başlamadan önce bir çok oyuncu ile deneme sürecine girdiklerini biliyorduk. Elbette açık olan ormancı rolü için oyuncu denemeleri yapılıyordu, fakat takımın diğer zayıf pozisyonu olan orta koridor için bir çok isme teklif götürülmüştü. Bu isimler arasında benim en çok önemsediğim ve takıma katılmamasını büyük bir hata olarak gördüğüm Alex Ich de vardı.

Sadece Avrupa LCS’i takip edenler değil, tüm Dünya’daki League of Legends hayranları Alex’in adını öyle ya da böyle duymuştu. Sadece mükemmel bir oyuncu olduğundan değil, 2. Sezon’da Dünya’nın en iyi takımı olarak gösterilen Moscow 5’ın da bir parçası olduğu için Alex’in tanınırlığı oldukça fazla.

Alex Ich

Geçtiğimiz sezon Gambit’ten ayrılan Alex, NiP ile Challenger’da şansını denese de takım arkadaşlarıyla aradığı sinerji bulamadı ve Kuzey Amerika’ya gelerek geçtiğimiz günlerde LCS’e yükselen TDK’da yedek oyuncu olarak organizasyona dahil oldu. Winterfox ile LCS’e yükselme serisine takımın ilk 5’inde başlayan Alex, kendisinin hala çok iyi bir orta koridor oyuncusu olduğunu gösterdi ve TDK’nın LCS’e katılmasında önemli bir rol oynadı.

Bu noktada CLG’nin Alex’e bir teklif yaptığını ve Alex’in bu teklifi ilk başta reddettiğini söyleyelim. İlerleyen zamanlarda Alex, CLG ile iletişime geçerek takıma katılmak istediğini belirtti fakat organizasyondan olumsuz bir yanıt aldı.

Takımın oyuncular ile alakalı problemlerinin oyun sonu mentalitesini kurgulayamaması ve iyi bir taşıyıcı orta koridor oyuncusu eksikliği olduğunu yukarıda belirtmiştik. İşte bu nokta Alex devreye girebilir ve takımın ormancı oyuncusunun da değişmesiyle CLG, Dünya Şampiyonası’na gidecek güçlü bir kadro kurabilir.

Alex’in oyun tarzı Link’ten çok farklı olmakla beraber, şampiyon havuzu Link’ten çok daha geniş ve oyuncu, herhangi bir metaya kısa sürede uyum sağlayabilecek bir yeteneğe sahip. Alex sorumluluk almayı seven, hem suikastçilerde hem de büyücülerde iyi performans gösterebilen bir oyuncu. Meta şampiyonları oynamayı seven, aynı zamanda inanılmaz tecrübesi sayesinde oyun başında da oyun sonunda da mentalitesini kuvvetle koruyabilen bir oyuncu.

Alex’in CLG’ye katacağı bir diğer artı da oyuncunun shotcalling özelliği olabilir. Oyunun büyük bölümünde Aphro’nun liderliğinde oynayan CLG, Alex’in de yardımıyla çok daha koordineli takım savaşları çıkartabilir. Ayrıca takımın özellikle zorlandığı oyun sonları da büyük ölçüde planlı programlı bir hale gelebilir.

Takımın koç ve analist problemlerinin ise yeni sezonda çözüleceğine dair şüphemiz bulunmamakta. CLG son senelerdeki başarısızlıkları nedeniyle kötü bir şöhret edinse de, ki bu kötü şöhret söylentilere göre teklif götürülen ünlü koçların teklifleri geri çevirmesine neden oldu, takımın işleyişini ve oyuncuların oyun karakterlerini iyi bir şekilde yönetebilecek başarılı bir yönetim kadrosu kuracağına olumlu bakmaktayız.

Yorum yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir