Haber

League of Legends 2014 Dünya Şampiyonası’nda neler oldu?

League of Legends’ın ilk dünya şampiyonasını tam 50 kişi izledi. Bu 2011 yılındaydı. Yıl oldu 2014, şampiyona Seul’de, tam 40 bin kişinin önünde gerçekleştirildi. Online olarak izleyen yaklaşık 3 milyon izleyici ile birlikte. Oyun bu kadar geliştikçe, dolayısıyla izleyicilerin, oyuncuların Dünya Şampiyonası’ndan beklentileri arttı. Fakat şundan eminim ki, “Worlds 2014”, bütün izleyicilerin beklentilerini fazlasıyla karşıladı.

Heyecan daha gruplar için kura seçiminden başladı. A grubunda Samsung White, Edward Gaming, Ahq e-Sports Club ve Türkiye’den ilk defa bir Dünya Şampiyonası’na giden Dark Passage yer alırken, B grubunda geçen yılın finalisti, yeni adıyla Star Horn Royal Club, Team SoloMid, SK Gaming ve iki sezon öncesinin şampiyonu Taipei Assasins takımı yer aldı.

C ve D grupları ise çok daha heyecanlı maçlara sahne olacağını resmen bağıra çağıra söyledi. C grubunda Samsung Blue, OMG, LMQ ve birinci sezonun şampiyonu Fnatic yer alırken, D grubu ise Najin White Shield, Cloud 9, Alliance ve KaBuM e-Sports takımlarından oluştu. Bu noktada D grubunun “ölüm grubu” olduğunu söylemek yanlış olmaz. Zira Najin White Shield Dünya Şampiyonası gruplarına geçen senenin şampiyonu SKT T1’i eleyerek gelirken, Cloud 9 neredeyse bütün sezonu domine edip geldi. Alliance ise kurulduğunda direk “süper takım” yakıştırılmasıyla beklentileri çok yükseltti.

Grup maçları, çok kaliteli karşılaşmalara sahne oldu. Herhalde en dramatik olanı ise Alliance vs KaBuM maçıydı diyebiliriz. Şampiyonaya “wildcard” statüsüyle gelen KaBuM’un çok da güçlü bir rakip olmadığını söylesem, yalan söylemiş olmam. Fakat son maçta Alliance’ı yenerek büyük bir sürpriz yaptılar ve Alliance’ın çeyrek final hayallerini bitirdiler.

Çeyrek finalin ilk karşılaşması Samsung White ile Team SoloMid arasında oldu. Kuzey Amerika oyuncularının büyük beklentilerini karşılaşmaya çalışan Team SoloMid, bana kalırsa hiç de fena oynamadı. Yine de Samsung White’a 3-1 yenilerek çeyrek finalde turnuvaya veda etti. İkinci karşılaşma ise Samsung Blue ve Cloud 9 arasında oldu. Herhalde çeyrek finaldeki hiçbir karşılaşma, bu karşılaşma kadar eşit olamazdı. Zira SSB ile C9’un hem oyun görüşleri, hem de oyuncuların bireysel yetenekleri birbirine oldukça yakındı bana göre. Hatta Kuzey Amerika’nın gururu olmaya çok yaklaşmıştı C9 fakat onlar da Samsung Blue takımına 3-1 elenerek turnuvaya veda ettiler.

En eşit karşılaşmanın SSB-C9 olduğunu söylesem de, birbirine en yakın geçen maç Star Horn Royal Club ile Edward Gaming arasında gerçekleşti. Hemen hemen bütün League of Legends oyuncularının tanıdığı Insec’in bulunduğu Star Horn Royal Club, Edward Gaming’i 3-2 elemeyi başardı ve yarı finale adını yazdırdı.

En heyecanlı karşılaşmayı da yazdığımıza göre, şimdi çeyrek finalin en sürpriz karşılaşmasına gelelim: Najin White Shield vs OMG. Belirttiğim gibi, geçen senenin şampiyonunu yenerek gelen NWS’den beklentiler oldukça yüksekti. Fakat Riot Games’in turnuva öncesi yaptığı belgesel tadındaki “Road to Worlds” videolarından dolayı, herkesin OMG’nin üst koridor oyuncusu Gogoing’den beklentisi, bunun yanında hiçbir şeydi. Sürpriz ise burada gerçekleşti; OMG, NWS’yi ezici ve dominant bir oyunla 3-0 eleyerek adını yarı finale yazdırdı. Bu noktada Gogoing’in takımı sırtladığını ve mükemmel 3 oyun çıkardığını söylemezsek, haksızlık etmiş oluruz. Özellikle Ryze oyunları kusursuzdu.

Yarı finalin ilk karşılaşaması, iki Samsung takımı arasında oynandı: SSB-SSW. White’ın yetenek olarak üstün olduğu karşılaşma, özellikle SSW orman oyuncusu Dandy’nin muazzam oyununun fark yaratmasıyla Samsung White takımının 3-0 kazanmasıyla sonuçlandı. Böylece SSW finale adını yazdıran ilk takım oldu.

Yarı finalin ikinci karşılaşması, geçen senenin tekrarı olarak gerçekleşti. Star Horn Royal Club ile OMG, 2013 yılı yarı finalinde yine karşılaşmıştı ve o karşılaşma, o zamanki adıyla Royal Club tarafından kazanılmıştı. Elbette herkes OMG’nin turnuvaya ısınmasıyla daha farklı bir sonuç bekliyordu. Fakat bu yıl da farklı olmadı. İnanılmaz çekişmeli geçen karşılaşma, SHRC’nin 3-2lik galibiyetiyle sonuçlandı. Böylece finalin adı SSW-SHRC oldu.

Final karşılaşması 19 Ekim’de gerçekleştirildi ve öncesi/sonrası harika performanslarla taçlandırıldı. Özellikle Imagine Dragons’un maç öncesinde ve sonrasında verdiği mini konser, bütün izleyenlere keyifli anlar yaşattı.

Son iki yılda 2. Kez final oynayan Star Horn Royal Club’tan beklenti oldukça yüksekti maç öncesinde. Fakat finale gelene kadar sadece Team SoloMid’e yenilen Samsung White takımı ise fazlasıyla sağlam görünüyordu.

Seriyi 3-1lik skor ile Samsung White kazanırken, 2014 League of Legends Dünya Kupası’nın şampiyonu oldu. 1 milyon dolarlık para ödülü ile birlikte, bolca şöhret kazandılar. Ayrıca final maçında oynadıkları herolara, gelecek yıl içerisinde takımlarının adının olacağı birer kıyafet tasarlanacak.

Aslında SSW’nin final serisindeki oyun hakkında uzun uzun konuşulabilir, Dandy’nin muazzam oyunu ya da Mata’nın ders niteliğindeki kusursuz destek oyunculuğu hakkında şeyler yazılabilirdi. Fakat bunun yerine, size final serisinin her dakikasını izlemenizi tavsiye etmekteyim. Kaçırdığınız her dakika için pişman olacaksınız.

Bu noktada küçük bir not; ünlü basketbol yorumcusu Kaan Kural ve League of Legends’ın Türkiye sunucusu için oyun içi seslendirmesini yapan Murat Kosova da Seul’de final karşılaşmasını izleyenler arasındaydı. Hatta Kaan Kural şampiyonayla ilgili bir köşe yazısı bile yazdı. Oyunun Türkiye’de bu kadar gelişmesinin ardından, kim bilir, 2015 şampiyonasını belki evlerimizde, televizyon kanallarından izleriz.

 

Yorum yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir