League of Legends

Nasıl oynadılar: Çilekler

Riot Games

Çilekler’in aslında 2017 Yaz Mevsimi’ni son sırada tamamlayıp ligden düşeceğini herkes tahmin etmişti. Bu elbette mevsim başında henüz altı doldurulamayacak bir iddia gibi gözükse de takımın performansı, kadro mühendisliğindeki yetersizliği ve en önemlisi hiçbir zaman sinerji yakalayamaması, ekibin gerçekten de Şampiyonluk Ligi takımı olmadığını gösterdi.

2017 Kış Mevsimi’nde Yükselme Ligi’ni üçüncü olarak tamamlayan Çilekler, HWA ile lige çıkma karşılaşması oynamış ve sıralamada bir ara ikinciliğe kadar yükselen rakibini 3-2 ile eleyerek Şampiyonluk Ligi’ne yükselmişti. Yükselme Ligi kadrosundan sadece Rawbin’i değiştiren ve yerine uzun zamandır profesyonel tecrübesi bulunmayan KonDziSan’ı getiren takım, belki de bu hamle ile kendi kuyusunu kazmış oldu.

Hatırlayacağınız üzere geçtiğimiz mevsim sonunda da Şampiyonluk Ligi takımlarının performanslarını incelediğimiz bir “Nasıl Oynadılar” serisi yapmıştık. 2017 Yaz Mevsimi’nin bitişi ile beraber tekrar lig ekiplerini inceleyecek, kendileri adına iyi ya da kötü giden noktaları işaret edecek, son olarak da oyuncuların performanslarına bakacak ve gelecek planları hakkında konuşacağız.

Yükselme Ligi hayali neden başarısız oldu?

Bazı takımların lig başlamadan önce mentalitesi fazlasıyla belliydi. Çilekler de bu takımlardandı. Sadece ormancısını değiştiren takım, gençlere öncelik vereceğini ve hali hazırda elde edilen sinerjiyi bozmak istemediklerini gösterdi. Üst koridordaki Smoke’un iki maç Galatasaray Esports ile Şampiyonluk Ligi tecrübesi bulunuyordu. Bunun dışında takımda tecrübe namına sadece KonDziSan bulunuyordu.

Ham yetenek anlamında Çilekler’in hiç de fena bir kadroya sahip olmadığını söylemek gerekiyor. Orta koridordaki Uumut, Shoshin ile Kış Mevsimi’nin en başarılı orta koridorlarından birisi olarak gösterilirken, Smoke ve Endz’in de gayet iyi oyuncular olduğunu da göz ardı etmeyelim.

Sinerji çoğu zaman işlevsel olabilir, fakat Çilekler için tecrübesizlik sinerjiden daha ağır bastı ve bir anlamda takımın sonunu getirdi. Takım belki Rawbin ile yoluna devam etse bir şansı olabilirdi. Fakat hali hazırda sadece Lee Sin’i oynayabildiğini bildiğimiz KonDziSan tercihi, üstüne üstlük beraberlik dışında takımın moralini arttıracak bir galibiyetin dahi olmaması Çilekler’de zaten iyi olmayan durumu kötüleştirdi.

Sonrasında yapılan değişiklikler ise pek fazla anlam ifade etmedi. Destek rolüne getirilen Un1tback sadece bir maç oynadı, üst koridordaki Mayhem ise tıpkı kardeşi Immortoru gibi korkunç maçlar çıkardı. Smoke’tan da tecrübesiz olan Mayhem oynadığı her maç kamplandı ve psikolojik olarak da bir gelişim göstermedi.

Çilekler adına yapılan en iyi transferler ise ormana getirilen Kadir ile nişancı pozisyonuna transfer edilen DarkSide’tı. Daha önce Beşiktaş’ta da oynayan Kadir, EU CS takımlarında pişmiş ve potansiyelini yavaş yavaş Vadi’ye yansıtmaya başlayan bir oyuncuydu. Öte yandan DarkSide ise son olarak Origen’de oynamış, daha önce de Team AURORA forması giymişti. Belki bu iki oyuncunun takıma katılması çok daha erken olsa, Çilekler’in ligde kalmak için bir şansı olabilirdi. Fakat geç getirilen oyuncular, sürekli değişen kadro ve dolayısıyla uyumun hiç gelişmemesi, ekibin ligden düşmesindeki en büyük nedenlerdendi.

Oyuncuları değerlendirirken de bahsedeceğiz, fakat takım adına hayal kırıklığı yaratan en büyük isim Uumut’tu. Ligin ilk haftaları dışında “ortalama” performans gösteremeyen ve genç yetenek olarak işaret edilmesine rağmen eline geçen fırsatı kullanamayan Uumut’un geleceğini de tehlikeye attığını söylemek gerekiyor.

Oyuncular

Smoke  – Mayhem 

GS’de bir maça çıkıp mevsimin tek galibiyetinde büyük payı olmasından ötürü Çilekler’den en çok tanınan oyuncu üst koridordaki Smoke’tu. İyi bir Kış Mevsimi de geçiren oyuncu ne yazık ki aynı istikrarı Yaz Mevsimi’ne yayamadı. KDA sıralamasına baktığımızda da üst koridorlar arasında Smoke ile Mayhem’in son iki sırayı paylaştığını görüyoruz.

Kled ve Jax gibi koridorunu domine eden ve taşımayı seven şampiyonları tercih eden Smoke’un takıma üst koridordan beklenen katkıyı veremediğini söylersek yanılmış olmayız. Yine de bire bir anlarda yeteneğini kullanarak skorlar çıkardığına şahit olduk. Öte yandan Smoke’un takımı geriye düşmesine rağmen minyon keserek kendisine kaynak yaratmaya çalıştığını, dakika başına 8.2 minyon ile ligde üst koridorlar arasında üçüncü sırada olduğunu da ekleyelim.

Çilekler’in belki de en anlamsız hamlesi Smoke’u yedeğe çekip Mayhem ile maça çıkmaktı. İlk karşılaşmalarda oyuncudan pek bir şey beklenmese de Mayhem’in her konuda Smoke’tan daha kötü bir üst koridor olduğu aşikar. Işınlan kullanımı zayıf olan oyuncu, koridorunu da hiçbir zaman kazanamadı ve 10. dakikada hem altın hem deneyim anlamında ligin son sırasında yer aldı. Bunda elbette yediği kampların da büyük bir etkisi var. Fakat Şampiyonluk Ligi izleyiciler her maç aynı taktik ile kamplanan oyuncunun zamanla bu baskıyı daha iyi bir şekilde absorbe etmesini ve takımına zaman kazandırmasını bekledi. Ne yazık ki bu gerçekleşmedi ve Mayhem, mevsim sonunda bir iki maçta üstüne düşeni yerine getirip parlar gibi olsa da Çilekler’in en kötü oyuncularından birisi olarak öne çıktı.

KonDziSan  – Kadir 

Ligin en eski isimlerinden ve efsanevi bir Lee Sin oyuncusu olan KonDziSan, Çilekler ile 12 maça çıktı ve sadece bir seride oynadığı Olaf dışında hiçbir fayda sağlayamadı. Oyuncunun uzun bir süredir profesyonel sahneden uzak kalması da bu kötü oyunda etken olsa da, genel olarak KonDzi’nin zaten iyi bir ormancı olmadığı biliniyordu. Verdiği bu ara da oyuncuyu geriye atmış gibiydi. Özellikle Rumble ile ormana gittiği maç, KonDziSan’ın yetersizliğinin en güzel örneğiydi. Oyuncu adına bahsedilmesi gereken tek olumlu istatistik 10. dakikadaki minyon farkı. 10.3 ile ormancılar arasında birinci sırada bulunan KonDzi, baskın yapamasa da bu açığı kamp temizleme ile kapamaya çalıştı, fakat bariz bir şekilde yetersiz oldu.

Kadir ise Çilekler’i hareketlendirmesi gereken transferlerden birisiydi. Fakat oyuncunun ekibe geç katılması ve hiç de fena Sejuani maçları oynamamasına rağmen takım ile sinerji geliştirememesi, Kadir’in de öne çıkamamasına neden oldu. Son haftadaki galibiyetlerin mimarı olan Kadir, %77.1 skor katkısı ile ormancılar arasında birinci sırada yer alıyor. Orjinal olarka bir Lee Sin oyuncusu olan Kadir, ligde şampiyon ile hiç galibiyet alamadı. Sejuani ile ise %50 galibiyet oranı bulunuyor.

Uumut 

Yükselme Ligi’ndeki performansı ile herkesi heyecanlandırmasına rağmen Şampiyonluk Ligi’nde Frozen, Naru ve Naehyun gibi isimler karşısında ciddi anlamda bocalayan Uumut, 3.5 KDA ile koridorundaki oyuncular arasında orta sıralarda bulunuyor.

İronik bir biçimde taşıyıcı özelliği ile bildiğimiz Uumut, mevsimin en iyi performanslarını da Galio ile sergiledi. LeBlanc ile hiç kazanamayan oyuncu, Syndra ile ise altı maç oynamasına rağmen bir kere kazandı.

Son haftalardaki performans düşüklüğü ve sanki karşılaşmaları umursamıyormuş tavırları ile hayal kırıklığı yaratan oyuncu, Çilekler’in kazanma şartlarından birisiydi. 10. dakikada altın, tecrübe ve minyon farkı istatistiklerinde sürekli ekside olan oyuncu, dakikada 455 hasar çıkardı ve tüm lig maçlarına çıkan orta koridorlar arasında son sırada yer aldı.

Endz  – DarkSide 

Mevsimin başında Endz-Kairos Plz ikilisinin bir süredir beraber oynamalarının avantajını kullanacağı tahmininde bulunmuştuk. Aslında Endz biraz daha disiplinli bir oyun ortaya koysa bu gerçekleşebilirdi. Fakat oyuncu hem rakiplerine saygı duymadan adeta “SoloQ” mentalitesi ile oynadı, hem de hiçbir gelişim göstermedi. Dakikada 434 hasar çıkaran ve bu istatistikte sadece Amades’ten üstün olan oyuncu, 10. dakikadaki tecrübe puanı istatistiğinde ise son sırada yer alıyor.

DarkSide’ın ise Çilekler’e daha fazla etki yapması bekleniyordu. Ne Jhin, ne de Varus ile galibiyet alabilen oyuncu, Tristana ile çok daha rahat taşıma imkanı buldu. Zaten önde olsa dahi işini oyun sonuna bırakan Çilekler için Tristana ise biçilmiş kaftandı. Koridorunu ciddi anlamda kaybetmeyen ve üzerine düşeni ortalama bir biçimde yerine getiren DarkSide da ne yazık ki bekleneni veremedi ve Çilekler’i düşmekten kurtaramadı. DarkSide’ın dakika başına hasar konusunda 569 ile nişancılar arasında dördüncü olduğunu, %30 hasar katkısı ile ikinci olduğunu da not düşelim.

Kairos Plz  – Un1tback 

Kairos belki de Çilekler’in en istikrarlı oyuncusuydu. Yanındaki nişancı değişse dahi sürekli oyun yapmaya ve haritada dolaşmaya meyilli olan Kairoz, 2.2 KDA ile ligin en alt sıralarında yer alıyor. Tecrübesizliğinin farkında olan ve rakibi olan büyük isimlere karşı temkinli bir oyun sergileyen oyuncu ne yazık ki takım arkadaşları gibi yetersiz kaldı ve Çilekler’i düşmekten kurtaramadı.

Un1tback ise geçtiğimiz mevsimin başında 1907 Fenerbahçe Espor forması giymiş, ardından takımdan ayrılmıştı. İyi bir oyuncu olduğunu bilmemize rağmen Un1tback’in zamanının yavaş yavaş geçtiğini ve düzenli oynamadığı sürece potansiyelini Vadi’ye yansıtmakta git gide zorlanacağını belirtmek gerekiyor. Öte yandan tıpkı Kadir gibi belki Un1tback ile lige başlasa Çilekler’in ligde kalma ihtimali yüksek olabilirdi.

Çilekler ve gelecek

Artık “asansör takım” algısından kurtulmak istiyorsa Çilekler’in önümüzdeki mevsimden itibaren ciddi kararlar alması gerekiyor. Takımın yine genç oyunculardan oluşan bir kadro kuracağına dair hiç şüphe yok. Fakat büyük takımlar bu kadar ciddi transferler yapıyorken Çilekler’in de tekrar Şampiyonluk Ligi’ni görmesi için en azından “istikrarlı” bir kadro kurması gerekecek.

Yorum yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir