League of Legends

2015 Dünya Şampiyonası Yarı Final analizi: Fnatic-KOO Tigers

League of Legends 2015 Dünya Şampiyonası’nda sona yaklaşılırken, yarı final eşleşmelerinin vakti geldi.Turnuvada son dörde kalan takımlar Fnatic, Origen, SKT T1 ve KOO Tigers olarak belirlendi. İki Avrupa İki Kore takımının bulunduğu yarı final safhasında Origen – SKT T1 eşleşmesini SKT’nin alacağına neredeyse kesin gözüyle bakılırken, Fnatic – KOO Tigers serisinin çok daha yakın geçmesi bekleniyor.

Şampiyonanın ilk haftasında beklenen performansı sergileyemeyen Fnatic, ikinci haftayı namağlup kapatarak neler yapabileceğini kanıtlamıştı. Koç Deilor’un da belirttiği üzere takım, rakiplerinin ne oynadığını, hangi kompozisyonları olduğunu ve hangi şampiyonlara öncelik verdiklerini bilmiyordu. Adaptasyon sürecinin ardından ise Fnatic ikinci haftada çok iyi bir performans sergiledi. B grubunu birinci olarak bitiren Avrupa ekibi, çeyrek finalde Edward Gaming ile eşleşti. MSI’daki karşılaşmanın rövanşı olarak gösterilen eşleşme, Fnatic’in EDG’yi 3-0 yenmesi ile sonuçlandı. Dünya Şampiyonası’ndaki tüm oyuncular tarafından ciddi bir rakip olarak gösterilen Fnatic, böylece ilk ciddi sınavını EDG karşısında başarı ile geçmiş oldu.

KOO Tigers ise Dünya Şampiyonası’nın en kolay grubu olarak gösterilen A grubunda CLG, FW ve Pain Gaming ile mücadele etti. Takım, sadece Flash Wolves’a yenilerek grup aşamasını 2. olarak bitirdi. Belirtmek gerekir ki takımın gruptaki performansı, beklentilerin altındaydı. Sadece FW’ye yenilmesine rağmen snowball şampiyonlara karşı ne yapacağını bilemez gözüken KOO, çeyrek finalde diğer bir Kore takımı olan KT Rolster ile karşılaştı. Kore Ligi Playoff Yarı Finali’nin rövanşı olan seri, çok yakın geçen dört maça sahne oldu. İlk maçta KT’nin büyük avantaj elde etmesine rağmen yine de geri dönmenin yollarını arayan KOO, bu maçı kaybetmesine rağmen sonraki 3 maçta rakibini sürekli kontrol altında tutarak zafere ulaştı.

KOO Tigers, bana kalırsa klasik bir Kore Ligi takımından çok daha fazla karakteristiğe sahip bir takım. KOO, ufak çatışmaları çok seviyor. Öyle ki sadece mavi güçlendirme için bile takım savaşı başlatabilirler. Takımın en büyük özelliği ise, geriye düştükleri maçlara tutunmak için ne gerekiyorsa yapması. Takım 20. dakikada kulede, altında ve skorda geriye düşmüş olabilir, fakat özellikle de Gorilla ve Smeb’in bireysel eforları ile birlikte, bu fark kısa bir süre içinde eriyebilir. KT serisinde bunu net bir şekilde gördük. İlk maçta da geri dönüş neticesinde bir galibiyeti son anda kaçıran KOO, kazandığı iki maçta oyun başını kaybetti ve kule oyununda geriye düştü. İşte bu noktada KOO’nun diğer bir özelliği devreye giriyor; Beş kişi toplanmadan da takımın diğer üyelerinin bireysel oyunlar yapabilmesi. Bir anda rakibinden daha iyi harita rotasyonu yapan ekip, örneğin orta koridor kulesini alıyor, ejdere yöneliyor. Bu arada da alt koridorda rakibin üst koridoru ile 1vs1 yapan Smeb, skoru alıyor ve bir kuleyi daha KOO hanesine yazıyor. Aniden altın farkının kapandığını görüyoruz. Fakat bu oyunlar, KOO için daha fazla anlam ifade ediyor. Takım, rüzgarı arkasına aldığını hissederek aniden o kadar da geride olmadıklarını ve hala rakibine kafa tutabileceğini fark ediyor. Böylece proaktif oyunlar yaratmaya başlayan Kore ekibi, rakibini harita üzerinde yaptığı baskı ile köşeye sıkıştırıyor ve avantajı, dolayısıyla altın farkını eline geçiriyor.

koo tigers smeb hojin

Buradaki önemli roller ise ormancı ve destek oyuncusu. Hojin ile Gorilla ikilisi, turnuvadaki en iyi ormancı-destek oyuncuları olabilir. Hatta Gorilla, belki de turnuvadaki en iyi üç destek oyuncusundan biri dersem abartmış olmam diye düşünüyorum. Şu ana kadar turnuvada Thresh, Alistar, Morgana, Tahm Kench ve Shen oynayan oyuncu, takım savaşı başlatmada oldukça iyi. Takımının oyun başı haritadaki görüşünün büyük bir bölümünü de sağlayan oyuncu, Pray ile harika bir sinerji geliştirdi. Hojin ise aynı derecede başarılı bir orman oyuncusu. Değişen metada artık ormancıların başarısı, takımına kazandırdığı skorlarla ya da yaptığı baskın sayısı ile ölçülmüyor. Bir ormancının başarısı, artık, oyun başına yaptığı etki ile ölçülüyor. Eğer oyuncu koridor değişikliğinden sonra, özellikle de üst koridor oyuncusuna yeteri kadar destek verebiliyor ve harita üzerindeki hareketleriyle karşı takımı sınırlıyorsa, başarılı kabul ediliyor. Özellikle de karşı ormancının kamp güzergahını iyi takip eden ve sürekli olarak rakip baskın yapmadan önce koridorda olan Hojin, rakip ormancının baskınını etkisiz kılmayı başarabiliyor.

KOO’nun diğer bir özelliği ise takım kompozisyonlarını oluştururken tam anlamıyla metaya bağlı kalmaması. Bu sadece tek bir rolde gerçekleşse de, oyunun geneline büyük bir etki yapabiliyor. Bahsettiğimiz seçim elbette KOO’nun bir yıldır vazgeçemediği Ashe seçimi. Ashe, takıma kesinlikle farklı bir güç katmakta. Genellikle takım savaşını başlatan oyuncular Gorilla ve Hojin iken, Pray’in Ashe’i 3. bir tehdit olarak karşımıza çıkıyor. KOO’yu rakipleri için bu kadar korkunç yapan diğer bir şey ise Pray’in Ashe okunu tutturmaktaki başarısı. Savaş başlatmakta hiç çekinmeyen ve takımını yönlendiren oyuncu, harika pozisyon alması ile de bilinmekte. Pray’in pozisyonlanmasının ne kadar güçlü olduğunun en güzel kanıtı ise Jugger’maw kompozisyonu. KOO, inovatif bir takım olarak biliniyor. Jugger’maw’ı metaya sokan takım, kompozisyonun güçlü bir üst koridor oyuncusu ve nişancı gerektirmesinden ve oyuncularının bu özelliklere sahip olmasından dolayı büyük bir başarı sağlamıştı.

koo tigers takım halinde

Şu anda turnuvanın en iyi üst koridorlarından olarak gösterilen Smeb ise, bana kalırsa KT serisindeki başarısıyla gerçekten de en iyilerden birisi olduğunu kanıtladı. Fiora ile harikalar yaratan oyuncunun gelişimi gerçekten de takdire şayan. Incredible Miracle takımında ReignOver ile birlikte oynayan Smeb, o zamanlar ligin en kötü üst koridor oyuncusu olarak görülüyordu. KOO ile oyun tarzını geliştiren ve Juggernaut metasıyla da kendini tamamıyla bulan oyuncu, ekibi için hayati önem taşıyor. Takımın orta koridor oyuncusu Kuro ise “control mage” şampiyonlarını seven bir isim. Özellikle de Viktor oyunları ile ünlenen oyuncu, KT serisinde kendisine neden Viktor verilmemesi gerektiğini bizlere göstermiş oldu. Ayrıca Kuro’nun serilerde adaptasyonunun da yüksek seviyede olduğunu görebiliyoruz. Yine KT serisinde Veigar seçimini yapan fakat özellikle de kötü kitle kontrolü kullanımı yüzünden ilk maç sonunda eleştirilen oyuncu, ikinci maçta da Veigar seçimini yapmıştı. İlk maçtaki performansından çok daha üstün bir performans sergileyen Kuro, mental olarak da şampiyonaya çok iyi hazırlandığını bizlere gösterdi.

Fnatic – KOO Tigers serisinin bu kadar çekişmeli geçeceği tahmininin yapılmasının altında yatan şey ise oldukça basit: KOO ile Fnatic’in çok sayıda benzer yönü bulunuyor. İki takım da üst koridor odaklı oyun oynuyor. Takımların orta koridor oyuncuları sağlam bir oyun ile güven verirken, orman oyuncuları oyuna büyük katkı koymaları ile biliniyor. İki takımın da destek oyuncuları dünya yıldızı klasmanında ve nişancılar da tıpkı saat gibi çalışan takım mekanizmasının en önemli parçalarından.

Avrupa LCS 2015 Yaz Mevsimi’ni maç kaybetmeden birinci olarak bitiren Fnatic, Dünya Şampiyonası’nın birinci haftasını saymazsak harika bir performans ortaya koyuyor. Grubundaki görece zayıf rakiplerine karşı toparlanan takım, Edward Gaming karşısında ise mükemmel formuna ulaştı. Rakibine bir maç dahi vermeyen Fnatic’in seriyi kazanmasının ihtimal dahilinde olduğu biliniyordu. Fakat bu kadar dominant bir performansı hiç kimse beklemiyordu.

fnatic yellowstar

Özellikle de makro stratejileri ile izleyenleri büyüleyen Fnatic’in en büyük özelliği, shotcalling konusundaki başarıları. Bu başarının arkasında Yellowstar bulunsa da, takımın mental olarak oyuncuya güvenmesi ve koç Deilor’un da katkısı göz ardı edilecek türden değil. Yellowstar bana kalırsa şu an turnuvadaki en iyi destek oyuncusu. Ormancı-destek ikilisinin önemini daha önce belirtmiştim. Koridor değişikliği uyguladıktan sonra ReignOver ile aktif bir şekilde haritada dolaşan oyuncunun ilk durağı genellikle orta koridor oluyor. Yellowstar’ın en sevdiği ve en çok yaptığı şeylerden birisi ilk eşya olarak Gezgin Çizmesi’ni alması ve orta koridora gitmesi. Özellikle 6. seviyeden önce yaptığı baskınların çoğunda başarılı olan isim, rakip takımın ormanına koyduğu totemler ile de takımına büyük bir avantaj sağlıyor.

Fnatic’in önceliği üst koridor. Takımın herhangi bir maçını izleyerek bunu görebiliriz. Huni’nin takımın kaynaklarının çoğunu alması da bunun en büyük örneği. Takımın üst koridor odaklı olmasının sebebi ise Huni’nin kendisine verilen tüm kaynağı efektif olarak kullanıp kolaylıkla snowball olabilmesi. En güncel örnek olan EDG serisindeki Riven oyunları, Huni’nin ne kadar kolay snowball olabildiğinin bir göstergesi. ReignOver ile kelimenin tam anlamıyla mükemmel kule altı dalışları gerçekleştiren Huni, aynı zamanda oldukça fedakar da bir oyuncu. Bencilliğini bir kenara koyarak takımı için neyin iyi olabileceğini gören ve bu yönde de oynayabilen isim, Fnatic için kilit nokta. Huni’nin şampiyon havuzunun geniş oluşu da, ekibi için büyük bir avantaj. Metadaki birçok şampiyon yasaklama ekranından geçemezken, alışılmadık seçimlerde de bulunan Huni, rakiplerini şaşırtma potansiyeline sahip.

Takımın nişancısı olan Rekkles ise, daha önce de söylediğim gibi tüm işleyişte olmazsa olmaz bir rol oynuyor. Hiper taşıyıcıların vazgeçilmez olduğu metada nişancılara oyunun başlarında güvenli ve fazla farm yapma görevi düşerken, oyunun ortasında ve sonlarına doğru nişancının ana hasar kaynağı olması, pozisyon almayı daha da önemli bir hale getiriyor. Belirtmeliyiz ki mental olarak oldukça güçlü olan Rekkles, oyunun her bölümünü doğru ve efektif bir şekilde oynaması ile biliniyor. Onun Vayne, Jinx gibi şampiyonlarda oldukça fazla başarısı bulunmasına rağmen Dünya Şampiyonası’na özel olarak hazırladığı Kennen seçimi de oldukça iş yaptı. Kennen’in mobilitesini Shen ile oldukça iyi kombine eden isim, EDG serisinin yıldızlarındandı.

fnatic takım

Bana kalırsa takımın en çok gelişen oyuncusu Febiven. Fnatic’e gelmeden önce yeni nesil orta koridor oyuncuları arasında en yeteneklisi olarak gösterilen Febiven, Fnatic’te de mükemmel bir sezon geçirdi. Kış Mevsimi’nde koridor safhasında hatalar yaptığını görmemize rağmen, oyuncunun Yaz Mevsimi’nde mükemmel formuna ulaştığını söyleyebilirim. Huni takımın spot ışıkları altındaki yüzü olabilir, fakat Fnatic, Febiven’in güvenilir bir hasar kaynağı olmadığı her maçı kaybetti. Huni’nin geriye düşmesi, Fnatic’in katlanamayacağı bir durum olarak gözükmezken Febiven’in etkisizliği, Fnatic’in başını derde sokabiliyor. Febiven’in bu sürekliliği, bana kalırsa takımın başarısında Huni’den daha büyük bir rol oynuyor.

Fnatic şu ana kadar Dünya Şampiyonası’nda iki maç kaybetti. İlki Ahq, ikincisi Cloud9 karşılaşmasıydı. İki maçın da ortak özelliği, takımın shotcalling kısmındaki hatalarından ziyade, rakibe gerekli saygıyı göstermemeleriydi. Ahq maçında Huni’nin takımı inhibitörü açtıktan sonra sıçra-E kullanmaya çalışması, bunda başarısız olması, üstüne takım olarak yakalanmaları bu saygısızlığı açıkça görmemize sebep oldu. Ahq’nun Jinx resetlerine saygı göstermeyen ve bir şekilde kaçarken savaşıp savaşmamak arasında kararsız kalan takım, bu ufak hata yüzünden maçı kaybetti. Cloud9 maçında da aynı şekilde, rakiplerine saygı göstermediler. C9’un kötü bir sezon geçirdiğini bilen ve özellikle de son zamanlardaki eleştiriler ile birlikte kötü oynadığı düşünülen Balls’un Darius’una karşı hiçbir önlem almayan Fnatic, oyuncuya 5’te 5 vererek maçı kaybetti. Fnatic her zaman rakibine saygısızlık yapan bir takım değil. Sadece bazen, özellikle de Huni, sınırlarını ölçmeden düşüncesizce hareketler yapmaya kalkışıyor. Ahq maçında da üst koridorda birden fazla kez yakalanan oyuncu, EDG maçında bunu minimum seviyeye çekebilmişti.

Genel olarak eşleşmeye baktığımızda baronun büyük rol oynayacağını görüyoruz. Batı takımları 20-25 dakika arasında ufak bir avantaja sahip olduklarını gördükleri an baronu alıp maçı snowball yapmaya çalışıyorlar. Fnatic, bu konuda belki de dünyanın en iyi takımı. Öte yandan KOO, erken baronu tercih etmezken daha ejder odaklı bir takım görüntüsü çiziyor. İki takım da oyunun ortasında avantajı eline alıp bunu snowball yapmayı seviyor. Üst koridor odaklı olan iki takımda da ormancılara büyük iş düşüyor.

Orta koridor eşleşmesi nispeten dengede gibi gözükse de, Febiven Kuro’dan çok daha fazla baskın yapma eğilimine sahip. Suikastçı şampiyonlarda ne kadar iyi olduğunu EDG serisinde bir kez daha kanıtlayan oyuncu için LeBlanc’ın yasaklama ekranından geçememesi yüksek bir ihtimal. Öte yandan Rekkles’ın Kennen seçimi, öncelik sırasında çok daha aşağıda bulunuyor. Üst koridor, ormancı ve bu rollere ek olarak Tahm Kench odaklı olacak yasaklama ekranlarında takımların ne gibi bir strateji üreteceği merak konusu. Şu ana kadar GP, %100 seçilme/yasaklama oranına sahip. Çok güçlü olduğu aşikar olan GP ve Mordekaiser’i kırmızı taraftaki her takım genellikle yasakladı. Dünya Şampiyonası sonlanırken takımların bu şampiyonlara karşı bir strateji üretip üretmediğini, şampiyonların yasaklama ekranından geçmesi ile görme imkanı bulabiliriz.

Yasaklama ekranında önceliği alacak şampiyonlar şüphesiz ormancılar olacak. Gragas’ın Dünya Şampiyonası’nın geri kalanında oynanamayacak olması, takımların planlarını alt üst etmiş durumda. Elise’in sürekli yasaklanacağı göz önünde bulundurulduğunda, geriye kalan şampiyon sayısı oldukça az. Reksai, Lee, Jarvan IV ve Ekko, aktif olarak oynanan ve geçerliliğini koruyan ormancı şampiyonlarından. Her iki takımın da özel bir strateji ayarlayıp ayarlamadığı bilinmezken, sürpriz bir ormancı şampiyonu görme ihtimalimiz yüksek.

Üst koridor için hala Darius ve Fiora birinci öncelik olarak göze çarpıyor. Hedef yasaklamanın gelip gelmeyeceği merak konusu olan alt koridorda ise Tahm Kench’in yasaklanacağı ya da seçileceği neredeyse kesin. EDG serisinde Kennen ile çok iyi performans gösteren Rekkles’a da bir hedef yasaklama gelme ihtimali yüksek.

Fnatic – KOO Tigers karşılaşması, 25 Ekim Pazar günü saat 15:00’da, Brüksel’de oynanacak. Seri başladığı gibi her maçın anlık anlatımıyla bizler de burada olacağız.

League of Legends 2015 Dünya Şampiyonası ile ilgili tüm gelişmeleri sayfamızdan takip edebilirsiniz.

1 Yorum

1 Yorum

  1. Vedat Coşkunyürek

    25 Ekim 2015 at 10:43

    Hadi Fnactic

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir