Röportaj

5Mid Özel: Kubz ve Santorin röportajlarıyla LCS yolunda Team Huma

Türkiye League of Legends sahnesi, sahnenin geliştirilmesinden bu yana hiç görülmeyen bir şeye tanık oldu ve bir Türk oyuncu, bu sezon bir Avrupa takımına transfer oldu. HolyPhoenix’in Challenger Ligi’ne girmek üzere olan ve yeni kurulan Team Huma’ya transferi, bizleri hem bolca gururlandırdı, hem de Avrupa Challenger Ligi’ni daha yakından takip etmemiz konusunda cesaretlendirdi. Team Huma’da temsilcimizin yanında yer alan oyuncular ise Werlyb,  Santorin, GodBro ve Je suis Kaas gibi veteranlardan oluşuyor.

14 Aralık tarihinde kurulan takım şu anda Challenger Ligi’ne girme çabalarının son adımında. Açık Elemeler’in ilk ayağında ülkemizde Beşiktaş’ta oynamış Nardeus ve Taikki’nin takımı olan 3sUP ile eşleşen Huma, rakibini 2-1 ile geçmeyi başarıp finale yükselmişti. Finalde çok daha uzun bir süre beraber oynayan Millenium takımına yenilse de, Team Huma’nın Challenger’a yükselmesinin tek yolu bu değildi. Millenium mağlubiyetinden sonra yoluna devam eden takım, EUNE takımlarından Wonder Stag e-Sports’u mağlup etti ve Overclockers’ın yerini satın alan 3sUP ile tekrar karşılaştı. Bu seriyi de kazanan Team Huma’nın önünde tek bir maç kaldı ve artık Avrupa Challenger Ligi’ne yükselme turnuvasının finaline kalan Huma’nın ligde olduğunu söyleyebiliriz.

Takımın geneline baktığımızda her roldeki oyuncunun yetenekli olduğunu söyleyebiliyoruz. Welyb iki mevsim Avrupa LCS’te Giants takımında oynamış, Santorin ise Amerika LCS’in en köklü takımı olan TSM’de yine iki sezon mücadele etmişti. Bu iki ismin yanında Je suis Kaas da geçtiğimiz mevsim Copenhagen Wolves’da oynayarak LCS tecrübesi edinmişti ve Challenger sahnesini takip edenlerin GodBro’yu tanıyacağına şüphemiz yok. Takımın nişancısı, oyuncumuz HolyPhoenix ise Türkiye Ligi’nin en elit takımlarında oynamış ve performansıyla herkesi kendine hayran bırakmıştı. Oyuncunun Dark Passage ile Dünya Şampiyonası deneyimi elde ettiğini de hatırlatalım.

Takımın koçu ise complexity ve Copenhagen Wolves Academy’den hatırlayabileceğimiz Kubz. Özellikle de CWA’da harika işler başaran koç, Avrupa CS finaline kadar yükselmiş fakat finalde Origen’e yenilmişti. Oyun hakkındaki bilgisi üst düzey olan koçun takım ile çalışmaya başladığı andan itibaren birçok ufak problemi direkt çözüme ulaştırdığını ve oyuncuların saygısını kazandığını söyleyelim.

Takımın özellikle 3sUP ile oynadığı ilk seri ve Millenium serilerinde oyun başı bocaladığını görmüştük. Yeni sezon değişiklikleri ile beraber oyunun eskisinden çok daha hızlı oynandığını ve bundan dolayı takımların oyun başı performanslarının birçok şeyi belirlediğini göz önüne aldığımızda koç Kubz‘a takımın oyun başındaki performansını ve hali hazırdaki problemlerini sorduk. “Oyun başı performansımız takım henüz yeni kurulduğu için şu an gelişme aşamasında,” ifadesini kullanan Kubz, sözlerine şöyle devam etti:

Yeni kurulan birçok takımda olduğu gibi, biz de şu an kendi kimliğimizin ve oyun tarzımızı oluşturmanın erken safhalarındayız. Dolayısıyla bu aşamalarda oyuncuların birbirinden bağımsız bir şekilde ölmesi ya da haritanın farklı yerlerinde yakalanması oldukça doğal. Beni tanıyan insanların da bildiği gibi, bir koç olarak belirli seviyede agresif ve yüksek ödüllü oyun tarzına önem veririm. Dolayısıyla pratik yaptıkça ve beraber oynadıkça gelişecek, daha önce yaptığımız hataları oyun tarzımızdan silecek ve çok daha belirgin bir şekilde ne yaptığını bilen ve her daim stratejisi olan bir takım haline geleceğiz.

Oyuncuların koça güvenmesi ile beraber koçun da takıma olan güveninin tam olduğunu bu konuşmalardan rahatlıkla anlayabiliyoruz. Öte yandan takımın en çok tanınanı, ya da diğer bir deyişle ‘spot ışıkları altında en çok vakit geçiren oyuncusu’ olan Santorin‘e Challenger sahnesindeki metayı, off-meta seçimleri ve takım kompozisyonları hakkındaki düşüncelerini sorduk. Off-meta şampiyonlar ve takımların bu şampiyonları seçmesi hakkında Santorin, “Bence takımlar ‘meta’ kavramına çok fazla takılmamalı ve bunun yerine oyunlarına daha çok odaklanmalı,” cevabını verdi ve sözlerine şöyle devam etti:

Örneğin takımlar meta odaklı olduğunda yapmaları gereken şey üst koridor odaklı kompozisyonlarda hiper taşıyıcı nişancı seçmek. Bence metayı tamamıyla göz ardı etmek doğru bir davranış değil. Fakat bir takım, profesyonel bir maçta off-meta bir seçim ya da kompozisyon ortaya koyabiliyorsa, en azından kullanmayı düşünmeli diye düşünüyorum.

Team SoloMid’de harika bir Bahar Mevsimi geçiren Santorin, Yaz Mevsimi’nde performans düşüklüğü yaşamış ve takımda en çok eleştirilen oyunculardan birisi olmuştu. Kendisine erken odaklı oyun ve taşıyıcı orman oyuncusu tarzında ne düşündüğünü de sorduk:

Bence benim oyunumdaki güçlü yanlarım Lee Sin ve Kindred gibi erken safhalarda oyunu aktif olarak etkileyebilen şampiyonlar ile ortaya çıkıyor. Her ikisini de rahatça oynayabiliyorum ve oyundaki etkim ne kadar büyük olursa, o kadar keyif alıyorum. Şu anki metanın da “erken baskı”ya doğru evrildiği görüşündeyim. Taşıyıcı orman oyuncusu konusunda da, oyun, erken baskı yapan ormancılar etrafında evrildiğinde ormancı rolünde taşıyıcı olarak oynamanın çok daha mantıklı olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden de şu anki metadan oldukça keyif alıyorum. Oyunun başlarında yaptığım şeyler genellikle oyun sonunda bize daha büyük ödül olarak geri geliyor. Off-meta’nın ise oyuncudan oyuncuya değişebilen bir konu olduğunu düşünüyorum. Bazı oyuncular Gragas ve Nunu gibi şampiyonları metada olmasalar bile oynamayı sever. Ama ben bu tarz şampiyonların çok fazla duruma bağlı olduğunu ve her oyuncunun bu kararı rahatlıkla almaması gerektiği kanısındayım.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, Team Huma’nın Challenger Ligi’ne yükselmesi için sadece bir seri oynaması gerekiyor. Avrupa LCS yolunda temsilcimiz HolyPhoenix’in ekibi Team Huma’yı takımın Twitter ve Facebook adreslerinden takip edebilir ve destekleyebilirsiniz.

Yorum yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: 5Mid içeriği korunmaktadır.