Röportaj

5Mid Özel: Sina Afra ve Emre Aksoy Röportajı | 1. Bölüm

1907 Fenerbahçe, 2017 Kış Mevsimi ile birlikte Türkiye Şampiyonluk Ligi’ne ve espora giriş yaptı. Daha ilk haftalardan bile rahatlıkla görüldüğü üzere lig tarihindeki en çekişmeli sezona Galatasaray ile birlikte dahil olan 1907 Fenerbahçe, mevsim öncesinde dev transferleri ve geniş kadrosuyla dikkatleri üzerine toplamış, ilk iki hafta performansı soru işaretlerine yol açsa da üçüncü haftayla birlikte daha derli toplu bir profil çizmişti.

Takımın yönetimi ünlü iş adamı Sina Afra’ya teslim edilirken, menajer Emre Aksoy ile birlikte profesyonel bir yapının temelleri atıldı. Türkiye’de esporun gelişimi ve geleceği adına çok önemli bir transfer olarak gördüğümüz Sina Afra, e-ticaret girişimleri ile tanınan ülkemizin önemli iş adamlarından. Markafoni’den sonra Misspera, Zizigo gibi markaları ülkemize katan, tüm dünyada yirmi dijital girişimin kurucusu olan Afra, aynı zamanda Türkiye Girişimcilik Vakfı’nın kurulmasında da büyük rol sahibi.

Biz de 5Mid olarak 1907 Fenerbahçe’nin başındaki isimler olan Sina Afra ile Emre Aksoy’u ziyaret ettik ve kendileriyle 1907 Fenerbahçe, League of Legends, espor ve gelecek planları üzerine uzun uzun konuşma fırsatı yakaladık. Röportajımızın ilk bölümünü sizlere sunuyor, ikinci bölümü ise çok yakında yine 5Mid’de okuyabileceğinizi hatırlatıyoruz.


İlk olarak bir soru işaretini açığa çıkaralım istiyoruz. Takımın 1907 Fenerbahçe Derneği’ne ait olduğunu biliyoruz, Fenerbahçe ismi kullanılıyor ancak Fenerbahçe Spor Kulübü ile arada organik bir bağ söz konusu değil. İlişkiler ne durumda?

Sina Afra: Bu soru için derneğin geçmişinden biraz bahsetmek gerekiyor. 25 yıllık bir dernek söz konusu, Fenerium’ları kurup kulübe devretmiş, erkek basketbolda da aynı şekilde ilk adımları atmış. Derneğin var oluş amacı Fenerbahçe’ye hizmet etmek. Çok sayıda iş adamının yer aldığı bir yapıda doğal olarak sponsorluklara erişim, içerideki maddi güç gibi konular stratejik hamleleri mümkün kılıyor. Bu yüzden dernek olarak esporda da bir katalizör olmak istedik. Kulüple aramız iyi. Onlar da ilk espor derbisini bekledi, öncesinde maçımızı duyurdu, resmi siteden maçı yayınladı ve bu heyecanı hep birlikte paylaştık.

Bu durumda kulübün desteği de zamanla artacak diyebilir miyiz?

Sina Afra: Elbette. Açıkçası bundan bir sene önce, League of Legends’ı duysam bile ne olduğuna dair bir fikrim yoktu. Camiaya yavaş yavaş alıştırmak, takımın kurulması ve oturması gerekiyor. Fenerbahçe’de doğal olarak ana odak noktası futbol. Fenerbahçe.org’daki derbi duyurusunun altında 50 kişi “esporu boş verin 10 numara nerede,” yorumu yaparken, “süper derbi olacak heyecanlıyız,” yorumu 51. sırada geliyor. Bu yüzden alıştıra alıştıra ilerlemek gerekiyor. Özellikle benim yaş grubum için bu dünyayı anlamamız, öğrenmemiz zaman istiyor.

Sina Afra’nın espora girişi nasıl oldu? Dışarıdan gelen iş adamları ve yatırımcılarda sık sık görüyoruz, espor hayatlarının büyük bir bölümünü ele geçiriyor. Sosyal medya paylaşımları espora kayıyor, sizin hayatınız nasıl değişti?

Sina Afra: Hayatımın nasıl değiştiğini şöyle bir örnekle açıklayabilirim sanırım. Daha dün gece gözüme uyku girmedi, Emre ile stratejik bir konu üzerine bir yazışmamız vardı gece boyunca onu düşündüm. Sonrasında kendime kızdım, “Senin şirketler hakkında düşünmen lazım, uyuman lazım ama sen esporu düşünüyorsun,” dedim. (Gülüyor.) Bir taraftan kızsam da kendimi bir hayli kaptırmış durumdayım. Twitter timeline’ım eskiden girişimcilik ve e-ticaret tweet’leriyle doluydu. Artık yüzde otuzu espordan oluşuyor ve klasik e-ticaretçi ve girişimci dostlarım sürekli “bu nedir, nereden bulaştın,” diye soruyor. (Gülüyor.) Yine de ben çok büyük önem veriyorum. İşin içinde hem Fenerbahçe’nin olması, hem yeni bir dünya olması, hem de sıfırdan bir şey kurmanın heyecanı var. Bunları her yerde bulmak kolay değil.

Ben League of Legends’ta takım kurulduğunu ilk olarak SuperMassive’i Kaan [Karamancı] ile birlikte kurdukları zaman Hakan Baş aracılığıyla öğrendim. Kendisiyle zaten çok yakınız, ofisi bir kat yukarıda. Bu dünyadan onun sayesinde haberdar oldum. Sonra zamanla SuperMassive’in Kış Mevsimi Finali şampiyonluğu geldi, Wildcard’ın ardından MSI’a katıldılar, benim de iyice dikkatimi çekti. Uluslararası bir turnuva sonuçta, heyecanlıydı.

Ardından 1907 Fenerbahçe Derneği’nde, tamamen farklı bir ortamda “Fenerbahçe için geleceğe yönelik ne yapabiliriz” üzerine konuşulurken ben de espor diye atıldım. Ardından ihale bana kaldı. (Gülüyor.) Espora bu şekilde girdik. Hakan Baş, Kaan Karamanlı ve SuperMassive ekibi bize hem ilham verdi, hem yol gösterdi. Bunun için onlara son derece müteşekkiriz. Dernekte herkes heyecanlı bir yaklaşım sergiledikten sonra ise takım kurmaya karar verdik ve Emre Aksoy aramıza katıldı. Günlük hayatın patronu da o. Şu an League of Legends odaklı olsak da nihayetinde kurmak istediğimiz yapı, Emre’nin genel menajer olduğu, her takımın kendi menajeri ve koçuyla yedi-sekiz oyunda yedi sekiz takım ile büyük bir yapı. Ama sindire sindire, öğrene öğrene ilerliyoruz.

Emre Aksoy: Artık anlıyorsunuz ama, takım rotasyonlarda zayıf kalınca hemen söylüyorsunuz. (Gülüyor.)

Sina Afra: Emre’den duyduğumu üçüncü kişilere satıyorum, onlardan duyuyorum Emre’ye söylüyorum, Frozen çok mu açıldı diyorum. (Gülüyor.)

Emre Aksoy: İkimiz de Perşembe akşamı ne yediler diye düşünüyoruz mesela. Sina Bey arıyor aç kaldılar mı diye soruyor. Tamamen içerisinde dünyanın.

O zaman epey keyif aldığınızı söyleyebilir miyiz?

Sina Afra: Tabii ki, çok alıyorum. Mesela hafta sonları Fenerbahçe’nin maçı var, stadyuma gitmeyi tercih etmiyorum aile ile birlikte izliyoruz. Geçen cumartesi Fenerbahçe esporun da maçı vardı, onu da izleyecektim. Maçların kaç dakika olduğu soruldu, yirmi, yirmi beş dakika dedim, aileye de alıştırmaya çalışıyorum. (Gülüyor.) Ama oturdum Cumartesi günü ligdeki bütün maçları seyrettim. Merak ediyorum diğer takımların mid’i nasıl oynuyor, nasıl taktikler geliştiriyorlar. Anlamaya çalışıyorum. Bütün Cumartesi günüm bu şekilde geçti. Pazar günü bilgisayarı açmayacaktım bile. Üzerine futbol da derken ciddi bir zaman ayırıyorum.

Biraz da 1907 Fenerbahçe’yi konuşalım bu durumda. Frozen, Thaldrin ve Reach kesinlikle çok büyük transferler, yanlarında da yetenekli gençler var. League of Legends kadrosu kurulurken nasıl bir yol izlediniz? Uzun süre istikrar bekliyor musunuz, yoksa ani değişiklikler görebilir miyiz?

Emre Aksoy: Sadece Frozen, Thaldrin ve Reach değil, hepsi büyük transferler. Ama takım kurulurken izlediğimiz yolda önemli yerleri var. Çünkü ilk olarak metaya baktık, oyunun en önemli alanını değerlendirdik ve bunun da mid-jungle olduğuna karar verdik. Bu yüzden Türkiye’den bir mid-jungle almak yerine yabancı oyuncu seçimi en uygun planlama oldu. Hem Thaldrin gibi de bir alternatifimiz vardı. O da bize ayrıca güç kattı, motivasyon verdi. Çünkü “Yabancı bir solo bulmamız gerekiyor mu?” diye kaygılansak, kadroyu kurmak çok daha zor olacaktı.

İşin içerisinde Thaldrin’in gücü ve kaptan cesareti olunca, mid ve jungle’a yabancı oyuncu getirmemiz halinde metaya çok daha hâkim olabileceğimizi planladık. Sina Bey ile bu planları yaparken, birlikte düşünürken sürekli Berke’nin de fikirlerini aldık. Uzunca bir süredir profesyonel arenanın içerisinde ve herkese dair bilgisi olan bir oyuncu, çok faydasını gördük.

Alt koridora kimi alacağımız konusunda elimizden geleni yaptık, tüm alternatifleri değerlendirdik. Poaching’e takılmamak tek şartımızdı ve bu yüzden sözleşmesi aktif olmayan oyuncular arasında tüm alternatifleri ele aldık ve olabilecek en iyi kadroyu bu şekilde kurduk.

Reach ve Frozen ise ikisinden sadece biri olsa kesinlikle işlemeyecek bir ikili. Aralarındaki uyum çok iyi ve aynı zamanda takımın sinerjisi için, Sina Bey’in sürekli vurguladığı takım ruhu için ikisinin aynı anda takımda olması çok önemliydi. Gaming House’u görseniz, tüm takım, yedekleriyle ve koçuyla birlikte sekiz kişi sanki hepsi Adanalıymış gibi mükemmel bir uyum içerisinde. (Gülüyor.) Takımın anlık oyun esnasındaki uyumunu sağlamak için ise zamana ihtiyacımız var. Onun ardından takım oturacak. Belki sonraki sezonlarda değişiklik olabilir, olmaz diyemem ama planımız uzun vadede bu yapıyı korumak.

Sina Afra: Ben de bir ekleme yapayım. Takımı kurarken hem genç Türk oyuncuların olması, hem de Thaldrin ve Frozen gibi onların bir şeyler öğrenebileceği bir dengeye odaklandık. Sonuç olarak bir yatırımdan bahsediyoruz. Genç oyuncular kendini geliştirecek, diğerleri ağabeylik yapacak, bilgilerini aktaracak. Emre ilk aşamada daha çok mekanik kabiliyet ve iletişim becerilerini değerlendirirken, ben oyuncuların takıma ne kadar uyum göstereceğine baktım. Berke ve Emre ile birlikte bunu değerlendirdik. Gördüğüm kadarıyla toksik kelimesi çok kullanılıyor, toksik karakterlerden uzak durmaya çalıştık. Öyle bir kişi ile iki hafta sonra içeride çıkacak bir tartışma tüm keyifleri kaçıracak ya da oyunda söylenecek ters bir kelime maçı kaybetmemize yol açacak. O yüzden karakterleri göz önünde tutarak, birbiriyle çok uyumlu olabilecek, evde iyi anlaşabilecek bir kadro kurduk.

Uzun vadede ise mesela kaptan Thaldrin’i örnek gösterebilirim. Berke’nin ne kadar süre daha oynayacağını bilmiyorum, belki iki, belki üç sene olur. Onun ileride onun koç veya menajer olarak Fenerbahçe camiasında kalmasını çok isteriz. Büyüme planlarımızda oyuncularla beslenip onlar ile birlikte büyümek var. Altyapı uzun vadeli bir konu, yeter ki şu ilk sezonu bir atlatalım. Gaming House’umuz da büyük, kendi spor salonu olan, genelde herkesin tek kişilik odası olan bir yapı. Bu da bizim için ileriye yönelik büyük bir yatırım.

Gaming İstanbul’da 1907 Fenerbahçe’nin Wolfteam takımını gördük, diğer oyunlar konusundaki planlar nedir? CS:GO ve Dota 2 takımları görecek miyiz? Türkiye’de resmi ligi bulunmayan oyunlar bunlar, kadro kurulurken benzer bir yaklaşım mı izlenecek, yoksa altyapıya mı odaklanılacak?

Emre Aksoy: Sina Bey ile ilk görüşmemizde, Fenerbahçe için çizdiği vizyon beni inanılmaz etkilemişti. Daha önce de dediğimiz gibi, dünyada en çok oyun takımına sahip spor kulübü olmak istiyoruz. O yüzden sadece CS:GO veya Dota’da değiliz. Sina Bey’in bu konuda bir örneği var, Paramanya’sına kadar Fenerbahçe takımı kurmak istiyoruz. Yani uzun vadede güzel adımlar atacağız.

Ek olarak sadece takım kurmak değil, güzel topluluklar da yaratmayı planlıyoruz. Hearthstone çok güzel bir örnek bu konuda. Üç kişilik bir Hearthstone takımı kuracağımıza, on bin kişilik bir Fenerbahçe Hearthstone topluluğu kurabiliriz. İçeride özel organizasyonlar, turnuvalar düzenleyebiliriz.

CS:GO için de Türkiye’de bir yönetim ve lig söz konusu olmadığı için global düşünmek zorundayız. Nitekim Fenerbahçe’nin de tamamen uluslararası başarıya odaklanmış bir CS:GO takımı, bir FIFA takımı gibi hedefleri bulunuyor.

Sina Afra ve Emre Aksoy ile gerçekleştirdiğimiz röportajın 2. Bölümü de çok yakında 5Mid’de olacak.

Yorum yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir