League of Legends

Oynuyoruz Ama Biliyor Muyuz? Ahri ve Hikayesi

Oynuyoruz Ama Biliyor Muyuz? serimizin bu haftaki konuğu, güzelliğiyle çoğu League of Legends oyuncusunu etkileyen “Dokuz Kuyruklu Tilki – Ahri”.

Ahri, daha önce serimizde konuğumuz olmuş Sett gibi bir vastaya ama onun gibi melez değil. Peki vastaya dediğimiz şey nedir? Vastaya’lar, insan gibi yordle gibi ork gibi League of Legends evreninde geçen bir ırk. Genellikle Ionia’da bulunan bu ırk sihirli kökenlere sahip ve görünüm olarak yarı insan yarı hayvan şeklindeler.

Terk edilmiş yavru

Ahri, Kuzey Ionia’nın karla kaplı ormanlarında öz ailesi tarafından terk edilen ve bir başına bırakılan bir şampiyon. Ailesi hakkında hiçbir şey hatırlamayan ve bilmeyen Ahri’nin elinde ailesiyle ilgili tek şey bir çift ikiz mücevher. Ailesiz kaldıktan sonra arayışa giren vastaya, sabah avına çıkan bir buz tilkisi sürüsüne uyum sağlamaya çalıştı ve kısa zamanda onlardan biri oldu.

Ona büyüsü hakkında bilgi verebilecek kimse olmadığı için Ahri bir yerden sonra içgüdüsel olarak avını daha kolay yakalamasını sağlayan yıkıcı küreler oluşturmaya başladı. Eğer avına yaklaşabilirse de onların son nefeslerini acısız ve sessizlik içinde vermelerini sağlayabiliyordu.

İlk temas

Ahri’nin insanlarla ilk tanışması, ininin etrafında bir ordunun kamp kurmasıyla oldu. İnsanları gözleyen Ahri onların davranışlarını garip buldu ve içlerinden bazıları dikkatini çekti. Dikkatini çeken bir asker bir ok ile yaralanıp ölmeye başladığında Ahri, adamın ruhunun bedeninden ayrılışını gözleriyle gördü ve adamın hayat özünü içine çekti. Hayat özünü ele geçiren Ahri, adamın hayatından kısa kesitler gördü ve sonrasında o an adamın kafasında olan tüm negatif düşünceleri pozitife çevirerek adama mutlu bir ölüm sundu.

O an adamın hayat özünü içine çekmekten çok büyük bir zevk alan Ahri, bu hazzı tekrar yaşayabilmek için Ionia’da arayışa koyuldu. Avlarının yaşam özlerini çalmadan önce kafalarının içindeki duygularla oynamaktan çok büyük keyif alıyordu. Ancak içine çektiği ruhlarla birlikte avlarının bazı hatıraları da gözlerinin önünden geçtiğinden içinde garip bir empati taşıyordu.

Dokuz Kuyruklu Tilki efsanesi

Hayat özlerini emmeye devam ederken sonunda kurbanlarının hatıraları onu doğaüstü bir dokuz kuyruklu iblis tilki efsanesine götürdü. Bir an için o ana kadar almış olduğu sayısız can için pişmanlık hissi duyan Ahri korkuya kapıldı ve insanların kendisi hakkında söylediği zalimce sıfatların doğru olabileceğini düşündü. Ama Ahri uzun bir süre hayat özünü içine çekmeden durursa gücünün azaldığını hissediyor ve bir daha avlanmak istiyordu. İşte böyle bir kısır döngüye girmişti.

Ahri artık daha az hayat özü çalmayı deneyecekti. Hem sadece bir iki hatırasını sömürdüğü avları da yaşama şansı bulabilecekti. Bir süre böyle devam eden vastaya, sonra yine içindeki iblise yenik düştü ve doyumsuz açlığı sonucunda kocaman bir sahil kasabasındaki insanların hatıralarıyla kendine kanlı bir ziyafet çekti.

Pişmanlık ve arayış

Olayın şokunu atlattıktan sonra yaptıkları yüzünden çok büyük bir acı duyan Ahri kendini asla affetmedi ve bir mağaraya kapanarak kendini dış dünyadan soyutladı. Varoluşunu sorgulayan Ahri yıllar sonra tekrar ortaya çıktığında artık kendisinden emindi. Öldürme dürtüsüne engel olmuştu ve başkalarının ucuz hatıralarıyla kendine ziyafet çekmek yerine yola koyulup kendisi gibi başka kişiler bulmaya çalışacaktı.

Yorum yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.