League of Legends

Kuzey Amerika LCS Yarı Final maçları ve analizleri

Geçtiğimiz haftasonu oynanan yarı final maçları sonunda Kuzey Amerika LCS liginde finalin adı belli oldu. Oldukça çekişmeli geçen serilerde, özellikle de C9-TL serisinde, müthiş bir rekabet içerisinde maçlar oynandı. Maçların analizlerine geçmeden önce playoff tablosuna bakalım, ardından da maçların analizine başlayalım.

nalcs playoffs

TSM-TIP serisi göreceli TSM için daha rahat geçse de, Cloud 9-Team Liquid serisi nefesleri kesti. 2-0 geriden gelen Cloud 9 takımı bir Kuzey Amerika LCS geleneği olan TSM-C9 finalini bozmadı. Dilerseniz ilk oynanan seri olan C9-TL serisi ile incelememize başlayalım. Serinin ilk maçı sonucunda oyuncuların performansları ve skorları şu şekilde oldu:

c9-tl1

Cloud 9, bu maçı double-ad yüzünden kaybetti desek, yanılmış olmayız. Metanın tank şampiyonlara evrildiği 5.5’ten sonra, IWD’nin en çok oynadığı ve başarılı olduğu Sejuani’yi banlamayıp double-ad gitmek, sadece Cloud 9’ın yapacağı bir şey. Ne var ki o kadar da kötü oynamadıklarını belirtmek lazım. Hatta harita üzerinde sürekli yakalanıp takım savaşlarını kaybetmelerine rağmen altın farkı 6k’nın üstüne çıkmadı. Fakat kompozisyon dominasyonu, maçı TL’nin kazanmasını sağladı.

12 skor alarak takım içinde sivrilen Piglet, tam bir Dünya Şampiyonu karakterinde olduğunu gösterdi ve o şekilde oynadı. Takım savaşlarında mükemmel pozisyon alarak takımı için geriden sürekli olarak hasar veren Piglet, maçın yıldızıydı diyebiliriz. Öte yandan Sneaky ise şanssız bir maç geçirdi. Draven pasiflerini altına çevirmek için çok uğraşan, fakat sürekli Sion’a ya da Lissandra’ya yakalanan Sneaky, maçı 1-5-5 skoruyla bitirdi. Burada elbette Liquid takımının harika odaklanmasının da, Sneaky için hayatı oldukça zorlaştırdığını söyleyebiliriz.

Maçın kısa özetini şuradan izleyebilirsiniz:

Serinin 2. maçı ile devam edelim. Maç sonunda oyuncuların performansları ve skorları şu şekilde oldu:

c9-tl2

İki takımın da kompozisyonu gayet iyi gözükse de, bu maçın en önemli anı üst koridorda baskına gelen Meteos’un, Balls’ın ölmesini engelleyememesi. Bundaki en büyük neden de Quas’ın muazzam outplay’i. Aslında bu baskından sonra işler C9’un istediği gibi gitseydi, TL oldukça geri duruma düşecekti. Quas’ın geri düşmesi başladıkça C9’un snowball’ı başlayacaktı ve ışınlan takaslarında Hecarim çok fazla hasar veremeyecekti zira Maokai bütün hasarı tanklayacaktı.

Küçük detaylar ve sürekli olarak ele geçirilen küçük avantajların objektiflere ve dolayısıyla altına dönmesi ile TL, müthiş bir maç çıkardı diyebiliriz. C9 ise bence yanlış yerde yanlış savaşlar seçti. Haritanın batısındaki mavi güçlendirmenin orada üst üste gerçekleşen 2 savaş da aslında C9’un sonunu getirdi. İlk savaşta zar zor Hecarim’in harika oyunuyla kazanan TL, ikinci savaşı ise muazzam Azir ultisi ile kazanmayı başardı. Fenix oyun sonunda Hai’den o kadar öndeydi ki, üst koridorun inhibitör kulesini kuşattıklarında, 1 kombosu Hai’nin canını yarıya indirmeye yetiyordu.

Maçın kısa özetini şuradan izleyebilirsiniz:

Serinin 3. maçı ile devam edelim. Maç sonu oyuncuların performansları ve skorları şu şekildeydi:

c9-tl3

Seri boyunca Hecarim iki takımın da önceliği oldu. C9’un yenildiği iki maçta da Quas, Hecarim ile harikalar yarattı. Bu maçta ise Hecarim, Balls tarafından seçildi. TL ise şahsi olarak çok beğendiğim “Juggermaw” kompozisyonu ile sahaya çıktı.

Kısaca juggermaw’dan bahsetmek gerekirse, bu basitçe “nişancıyı koru” stratejisini taşıyan; 2 adet destek oyuncusu, 2 adet tank ve Kogmaw’ı içeren bir kompozisyon. Genellikle Kogmaw’ın yanına ya Janna ya da Nami seçilirken Lulu bu kompozisyonda kesinlikle kendine yer buluyor. Ormana ise Nunu seçilerek Nunu’nun W yeteneği ile Kogmaw’ın atak hızı ve hareket hızı artırılıyor, böylelikle Kogmaw inanılmaz derecede hasarlar verme imkanına sahip oluyor.

Bir not daha düşmek istiyorum, bu kompozisyona karşı en etkili şampiyon olan Hecarim’i seçmemek/yasaklamamak TL için büyük bir hataydı. C9’un ise bu kompozisyona Hecarim+double ad ile karşı çıkması ise dahiyane bir seçenekti. Destek oyuncusunun Nautilus olması ise, tankların daha da “tank” olduğu metada C9 için büyük bir avantajdı.

Takım savaşları ise tam olarak yukarıda belirttiğim gibi oldu. Takımın arka sıralarında rahatça hasar veren Kogmaw’a ulaşabilen tek şampiyon Hecarim’di ve birkaç erken skordan sonra Hecarim, Kogmaw ile kolayca başa çıkabildi. Öldürmeyi başaramasa bile Kogmaw’ı zone’laması bile C9 için çoğu zaman yeterli oldu.

C9 harika bir hamle ile baronu aldıktan sonra TL’nin juggermaw kompozisyonu tek boyutlu olarak kaldı ve hiçbir şekilde C9’u takım savaşlarında yenemediler.

Maçın kısa özetini şuradan izleyebilirsiniz:

Serinin 4. maçı ile devam edelim. Maç sonu oyuncuların performansları ve skorları şu şekilde oldu:

c9-tl4

İki takımın da double-ad(tabii Urgot’u adc sayarsak) kompozisyonu ile çıktığı maçta, ormancılar mükemmel bir şekilde oynadı. IWD’nin neredeyse imza şampiyonu olmuş Sejuani ile Meteos’un Gragas’ının karşı karşıya geldiği maç C9’un zaferiyle sonuçlandı. Aslında burada stratejik ve oyun mekanikleri dışında, iki takımın da mental olarak nasıl bir süreçten geçtiğini göz önünde bulundurmak gerekiyor. C9 için ikinci kez tamam ya da devam maçı iken TL, 2-0 öne geçtiği seriyi elinden kaçırmamak için her şeyi yapması gereken maçtı. Ki dediğim gibi, maç inanılmaz bir stres içerisinde geçti.

Gragas’ın ve Corki’nin oyun başındaki baskınlarıyla skorlar bulan C9, önemli hamleyi TL ejderdeyken barona gitmek ile yaptı. Baron savaşı onlar için facia ile sonuçlansa da, önemli olan global altını aldıkları için belirli bir avantaj ele geçirdiler. İkinci baron savaşında ise kahraman Sneaky’ydi. Mükemmel bir pozisyon alma yeteneğine sahip Sneaky, bu savaşta da bu özelliğini göstererek takımın arka sıralarından sürekli olarak hasar verdi ve gelebilecek tüm hasarlardan kaçındı. Sneaky’nin yıldız performansının yanında Meteos’un da harika Gragas ultilerini göz ardı etmemek gerekiyor.

TL takımında ise Urgot seçimi kesinlikle işe yaramadı. Sürekli olarak yakalanması ve C9 takımının doğru odaklanmasının sonucunda takım savaşlarında hep ilk ölen oldu ve takımının hasar verme yeteneğini azalttı.

Maçın kısa özetini şuradan izleyebilirsiniz:

Gelelim serinin 5. ve kader maçına. Maç sonunda oyuncuların performansları şu şekilde oldu:

c9-tl5

Maç başlamadan önce bahsetmemiz gereken harika bir strateji hamlesi bulunmakta. O da C9 takımının Urgot’u banlaması. Doğru kompozisyonla Urgot’u çok rahat bir şekilde counter’layabileceğini bilen C9 takımı, Urgot’u banlayarak daha önceden de bahsettiğim gibi seri boyunca öncelikli seçim olarak görülen Hecarim’in açık bırakılmasını sağladı ve ilk seçim hakkı C9’da olduğu için Hecarim tereddütsüz olarak takım tarafından seçildi.

Oyun başladığı gibi aksiyon da başladı. IWD haritanın doğu tarafında orman kamplarını keserken Nautilus rahatsız etmek için kendini bir gösterdi, ve olanlar oldu. Bir anda seviye 1 savaşı başladı ve hemen ardından savaş tüm C9 takımının oraya gitmesi ile 4v3 oldu. Savaş sonunda ise 3 skor alan C9 takımı, moral açısından kendisini çok iyi bir durumda buldu.

Dakika 20’deki savaş ise C9’un üstünlüğünü daha da hissettirdiği savaş oldu. Doğu taraftaki mavi güçlendirmenin olduğu koridorda gerçekleşen savaşta yine bir Sneaky resitali izledik. Piglet’in de bir süre savaşın dışında kalması ile takım savaşı C9 lehine döndü ve savaş Hecarim’in 3’te 3 yapmasıyla sonuçlandı. İşler de bu noktadan sonra koptu.

Sonraki savaşlardan birinde Hecarim’in 3v1 savaştığını ve hem ölmeyip hem de Piglet’i öldürdüğünü söylersek, işlerin Hecarim için ne kadar iyi gittiğini anlatmış oluruz.

Sonuç olarak C9 takımının tankları(frontline) serinin 3. maçından itibaren çok iyi işler çıkardı. C9’un başarılı bir yasaklama ekranı geçirmesiyle de maçı ve seriyi kazanmış oldu. Maçın kısa özetini şuradan izleyebilirsiniz:

C9-TL kadar heyecanlı ve çekişmeli olmasa da, aynı kalitede ve heyecanda geçen TSM-TIP serisi ile analizlerimize devam edelim. Serinin 1. maçı sonucunda oyuncuların performansları ve skorları şu şekilde oldu:

tsm-tip1

Bjergsen’in Urgot seçimi göreceli olarak sürpriz sayılsa da, en büyük sürpriz bu maçla ilgili Rush’ın Nunu seçmesiydi. Sürekli  olarak agresif ormancı seçimleriyle tanınan Rush, bu sefer daha harita kontrolü odaklı bir şampiyon olan Nunu ile maça başlayınca, biz League of Legends severler ne bekleyeceğimizi bilemedik. Fakat şunu belirtmek gerekir ki, maçın tamamını izlediğinizde, Nunu’yu oynayan oyuncunun Rush olduğunu söyleyebilirdiniz. Aynı agresifliğini Nunu ile de devam ettiren Rush, maçın TIP tarafından kazanılmasındaki en büyük etkendi.

Dakika 6’da ilk ejderi alan Rush, double-smite kompozisyonu ile ejder ve baron kontrolünü hiç elinden almadı. TSM’den çekindiği her halinden belli olan takımın son kararları vermesi biraz zor oldu diyebiliriz. TSM’i küçümsemeyen ve ona saygı gösteren TIP, çoğu takım savaşlarından çok az canla, fakat skor avantajı ile çıktı. Bu avantajı lehlerine kullanmaktan çekinmeyen takım için kırılma noktası 5. ejderi aldıktan sonraki kule kuşatmalarıydı. XWX da alt inhibitör kulesini kuşatırken mükemmel bir Orianna ultisi kullandı ve maç o noktada bitmiş gibi oldu.

TSM takımı bana kalırsa çok iyi oynadı. Skor açısından da, harita baskısı açısından da gayet iyi işler başaran takım, sadece Nunu’nun snowball ile maçı kontrol etmesini engelleyemedi.

Maçın kısa özetini şuradan izleyebilirsiniz:

2. maç ile devam edelim. Maç sonunda oyuncuların performansları ve skorları şu şekildeydi:

tsm-tip2

İlk maçın ardından 2. maç da aynı streste ve aynı rekabette bir maç izledik. TSM bu maç karakteristiğine çok daha fazla uyan bir takım kompozisyonu ile maça çıkarken, TIP ise hemen hemen aynı kompozisyon ile maça başladı. Rush’ın Nunu seçimi devam ederken XWX Karthus seçimi ile bizleri şaşırttı. Bjergsen’in Ahri’yi tercih ettiği maçta, sanırım maçın kaderini belirleyen de TSM’in bu kompozisyonu oldu.

Oyun başı ve oyun ortası gerçekleşen savaşlar hep çok yakın bitti. İki takım da ya bir ya da 2 skor aldı ve canları çok az bir şekilde savaş alanından kaçtı. Burada maçın yıldızı olarak Santorin’i göstermemek, kendisine yapılan bir haksızlık olarak görülebilir ve haklı bir görüş olur. Zira sayısız defa Bjergsen’i Urgot ultisinden ultisi ile kurtaran Santorin, Urgot’u ve Karthus’u savaşlarda ya zone’ladı, ya da ultisini kullanarak bu iki şampiyonu TSM takımının tam ortasına gönderdi.

Oyun ortasına kadar çok yakın geçen savaşların en nihayetinde TSM lehine sonuçlanmasının en büyük nedeni ise TSM takımının harita kontrolünün mükemmel derecede olması. Oyunun sonunda bile orta koridordaki en dış kulesini vermeyen TSM takımı, harita görüşünü sürekli olarak aynı seviyede tuttu ve oyun sonunda bunun meyvelerini aldı.

Maçın kısa özetini şuradan izleyebilirsiniz:

Serinin 3. maçı ile devam edelim. Maç sonu oyuncuların performansları ve skorları şu şekilde oldu:

tsm-tip3

Maça başlarken Rush tekrar eski alışkanlıklarına dönerken, XWX’den ilginç bir Twisted Fate seçimi geldi. LeBlanc seçimine karşı göreceli iyi bir seçim olarak gösterilebilecek TF seçimi, ne var ki XWX için çok fazla işe yaramadı.

TSM, bu maç da inanılmaz bir harita kontrolüne sahipti. Dakika 22’de baronu aldıktan sonra orta koridoru açan ve TIP takımının tamamını öldürmeyi başaran TSM takımının maçı bitirememesinin tek nedeni, kuleyi tanklayacak minyonlara sahip olmamalarıydı. Dahası TIP takımından gelecek hasara saygı gösteren TSM takımı canları az bir şekilde geriye çekilirken 3 skor verdi fakat TIP takımı bu 3 skora rağmen bu küçük avantajı lehlerine çevirecek bir objektif bulamamalarından dolayı takım bir zarar görmedi.

Bundan sonra ise oyun tamamiyle TSM takımının maçı güvenli bir şekilde bitirmek istediklerinden dolayı uzadı. Bir sonraki baronu aldıktan sonra orta koridorda toplanan TSM takımı, TIP takımını rahatça öldürmeyi başararak nexus’u aldı ve maçı kazandı.

Maç ile ilgili kısa özeti şuradan izleyebilirsiniz:

Gelelim serinin son maçına. 4. maç sonunda oyuncuların performansları ve skorları şu şekilde oldu:

tsm-tip4

Bu maç, TSM için “textbook” niteliğinde bir maç oldu. Oyun başında iki takım da kafa kafaya savaşlar verirken, tıpkı bir önceki maçtaki gibi takım savaşları çok yakın geçti. Ne olduysa oyunun 17. dakikasında, TIP’ın ormanında gerçekleşen takım savaşında oldu. WildTurtle, Corki’nin W yeteneğini harika bir şekilde kullanarak kendisini iyi bir pozisyona aldı ve savaş sonunda 4’te 4 yaparak maçın ağırlıklı olarka TSM lehine dönmesini sağladı.

Burada bahsetmek istediğim iki şey var. İlki, Santorin’in TSM takımına mükemmel bir derecede uyum sağladığı ve sezon devam ettikçe performansının daha da arttığı. Bu maçı mükemmel bir skor olan 2-0-14 ile bitirerek ne kadar iyi bir takım oyuncusu olduğunu gösterdi. Değinmek istediğim diğer bir şey de TSM takımının kompozisyonunu ne kadar iyi analiz ettiği, ne derecede savaşması gerektiğini ve hangi savaşları seçmeyi ne seviyede bildiğini maça yansıtışı. Kompozisyonları “oyun ortası” odaklıydı. Oyunun ortalarına kadar sabrettiler, geride oldukları durumlarda savaşa girmediler ve uygun anı bulduklarında takım savaşında öne geçtiler.

Oyunun bir diğer kırılma noktası ise, dakika 25’teki baronu Santorin’in çalmasıydı. O da aşağı yukarı TSM’in finale çıktığının ilanıydı.

Maçın kısa özetini şuradan izleyebilirsiniz:

Final maçı olan TSM-C9 maçını 19 Nisan günü, lolesports.com adresinden izleyebilirsiniz.

Yorum yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir