League of Legends

Çeyrek Final Öncesi: Team AURORA vs Dark Passage.BKM Express

Şampiyonluk Ligi 2017 Yaz Mevsimi’nde normal sezon geçtiğimiz hafta sona erdi. Kış Mevsimi’nin aksine rekabetin üst düzeye çıktığı, sekiz takım arasında kıran kırana mücadelenin yaşandığı bir mevsimi geride bıraktık. Hatta 2017 Yaz Mevsimi’ni, tam anlamıyla profesyonel sahneye geçtiğimiz 2015 Kış Mevsimi’nden bu yana seyrettiğimiz en çekişmeli sezon olarak da nitelendirebiliriz. Sezon başında yapılan transferlere paralel olarak birçok ekibin oyun tarzını geliştirmesi, geçtiğimiz sezon yaşanan tek takım egemenliğini kırdı. Öyle ki, yaşanan beraberlikler sonucunda takımlar birbirlerine üstünlük kurmada bile zaman zaman zorlandı.

Bu yıl ilk kez düzenlenen ve tam da mevsim ortasına denk gelen Rift Rivals, ligimize de doğrudan etki yaptı. Çeyrek final mücadelesine çıkacak olan Team AURORA, Rift Rivals sonrasında büyük bir yükselişe geçerken, Dark Passage.BKM Express ise mevsim boyunca gerek makro gerekse mikro anlamdaki sıkıntılarıyla uğraştı. Yarın saat 14.00 itibariyle performans grafiği üst düzeyde olan, ortaya koyduğu oyunla ve yaptıklarıyla rakiplerini şaşırtan AURORA ile geçtiğimiz mevsimden bu yana sıkıntılarını aşamayan Dark Passage kozlarını paylaşacak. Biz de bu eşleşme öncesinde iki takımı da detaylarıyla inceledik.

Rift Rivals sonrası gelen özgüven: Team AURORA

Team AURORA sezona iki Koreli transferle başlayarak adından söz ettirdi. Ormana Avrupa ve Kore’de boy göstermiş Wisdom’u getiren ekip, orta koridora ise çaylak sayılabilecek Cheong’u getirdi. Üst koridoru Panky’e, alt koridoru ise ligin saf yeteneklerinden gösterilen Ruve sama ile alışılagelmişin dışına çıkan destek oyuncusu Zergsting’e emanet etti. Ses getirmiş bir kadroyla lige başlayan AUR, ilk dört hafta itibariyle galibiyet yüzü göremedi. Oynadığı sekiz karşılaşmada sadece FB’ye yenilen ekip, bunun karşılığında yedi beraberlikle yedi puan topladı.

AURORA’nın ve ligin gidişatının değiştiği yer ise dördüncü hafta sonunda başlayan sezon ortası turnuvası Rift Rivals’da yaşandı. Bağımsız Devletler Topluluğu ekipleri karşısında adeta şov yaparcasına performanslar ortaya koyan AUR, 1907 Fenerbahçe ile beraber turnuvaya damgasını vurdu. Takımın hızlı ve kendinden emin oyunu ilk olarak burada dikkat çekti. Dört hafta neticesinde ligde istediği oyunu ortaya koyamayan ve karar mekanizmasında güvensizlik yaşadığı görülen AUR’un istediği aşamaya evrilme noktası Rusya’daki turnuvada kendini belli etti. Beşinci haftayla beraber lige fırtına gibi başlayan Team AURORA, o haftayı iki galibiyetle kapatarak rakiplerine “ben de buradayım” mesajını da vermiş oldu. Ligin ikinci dönemi olarak adlandırılan Rift Rivals sonrası dönemde toplamda 14 puan alan ekip, ikinci devreyi en çok puan toplayarak geçiren iki ekipten birisiydi. AURORA’yla aynı puanı toplayan diğer takım ise 1907 Fenerbahçe’ydi.

Turnuva sonrası oyununu hızlandıran ve mikro oyundaki hareketliliğini makro oyundaki objektiflere yöneltmeyi başaran AUR, aldığı dört galibiyet/iki beraberlik performansıyla ligin ikinci devresine adeta damga vurdu. Erken oyun konusunda ligin en başarılı takımı olan AURORA, %65 gibi bir oranla erken oyunun en dominant takımı konumunda. Nitekim bu baskı oyun sürelerine de etki ediyor. Öyle ki, SUP’tan sonra 33.3 dakikalık oyun süresiyle maçları en erken biten ikinci takım konumundalar. Tabi bu istatistiğin galibiyet, beraberlik ve mağlubiyetlerin hepsinde ortak olduğunu belirtmemiz gerekli. İkinci devre takımın yakaladığı özgüvenle beraber erken oyunu tabiri caizse süpürmelerinin başka getirileri de var. 15 dakika itibariyle 1.800 altın farkı yakalayan AUR, bu konuda açık ara zirvede. Keza oynadığı oyunlarda %79 oranda ilk kanı ve %75 oranda ilk kuleyi alan da AURORA.

AURORA’nın ortaya koyduğu hızlı oyun çatışmadan kaçmayan, tam tersine çatışmaya arayan bir yapıya sahip. 499 skorla ligin en çok skor alan takımı konumunda olan AUR, verdiği 454 skorla da en çok skor veren üçüncü takım oldu. Mikro anlamda takım savaşlarından ve çete mücadelelerinden kaçmayan ekip, dakika başına aldığı 1 skorla bu konuda da zirvede yer alıyor. Mikro oyunda evrilen AURORA’nın aynı başarıyı makroda da gösterdiğini söyleyebiliriz. 1907 Fenerbahçe’nin ardından %66’lık oranla ejder kontrolünde ikinci sırada yer alıyorlar. Bu da ejder ayırtmaksızın takımın objektiflere verdiği önemi gösteren başka bir bilgi.

Kaynak kullanımında genellikle alt koridora yatırım yapan AUR, Ruve sama ve Zergsting’in bu sezonki yükselen performansına istinaden bu bölgede oyun yapıyor ve adımlarını da çok titiz ve sağlam atmaya özen gösteriyor. Takımın aldığı on skorun yedisinde Ruve sama ve Zergsting’in katkısı var. Kaynak kullanımında takımın üst koridor oyuncusu PANKY’e daha az önem veren ekip, oyuncunun agresif ve defansif şampiyon havuzunu kuracağı kompozisyona göre şekillendiriyor. Öyle ki, PANKY’i ayrık ittirmede Jax’le gördüğümüz gibi daha defansif bir şampiyon olan Shen’le de çok kez gördük.

Kaos ve hızdaki önemin  farkında olan AUR, ligimizde bu iki kavramı en iyi uygulayan takım olarak dikkat çekiyor. Sadece kaos yaratmanın bir şey getirmeyeceğini bilen bir görüntü çizen AURORA, alt koridoru özelinde oyun yaparak hızlı bir oyunla sonuca gitmeye çalışıyor. Takımın hali hazırdaki bu yükselişi, yarınki seri öncesinde favori oklarını da kendilerine çeviriyor. Takımın performans olarak yakaladığı ivme ve sayısal veriler eşiğinde AUR’un yarınki seride mutlak favori olacağını söylemek gayet yerinde bir tespit olur. Rüzgarı arkasına alarak vadiye inecek olan AUR, DP’ye zor anlar yaşatabilir.

Dikkat edilmesi gereken oyuncular: Ruve sama & Zergsting

Takımın alt koridorunda yer alan Ruve sama ve Zergsting ikilisi aynı zamanda takımın en vurucu yönünde de yer alıyorlar. AURORA’nın oyun yapan tarafını şekillendiren alt koridor, takımın üzerine kurduğu stratejinin de temel noktasında bulunuyor. Alt koridorun takım geneline yaptığı katkıyı ise şöyle açıklamamız mümkün, KDA konusunda 4.2 ile ilk sırada Ruve sama yer alırken hemen arkasında 3.7 ile Zergsting takip ediyor. Takımın aldığı skorlarda ise %73.7 ile katkı sağlayan Zergsting’i %70 ile Ruve sama takip ediyor. AURORA’nın sezon boyunca aldığı 499 skorun 201’i alt koridordan çıktı. Takımın nişancısı Ruve sama, dakika başına hasar konusunda ligde Zeitnot’un hemen ardından ikinci sırada yer alıyor. Zergsting ise destekler arasında en çok skora katkı yapan oyuncu konumunda. AURORA’nın ne denli alt koridor özelinde bir oyun ortaya koyduğunun kanıtı olan veriler, aynı zamanda neden en tehlikeli oyuncuların alt koridor olduğunu da gözler önüne seriyor.

Bir türlü aşılamayan sorunlar: Dark Passage.BKM Express

Türkiye’de League of Legends denince belki de akla gelen ilk takım olan Dark Passage.BKM Express eski günlerini mumla arıyor. Korkunç geçen Kış Mevsimi’nde yükselme maçları neticesinde Team Turquality’i yenerek ligde kalmayı başaran ekip, bu sezon da uzun süre düşme potasında yer aldı. İki mevsimdir takım içindeki probleme bir türlü doğru teşhis koyamayan DP, yapılan bütün değişikliklere rağmen performansını rayına oturtamadı.

Team Turquality serisinin ardından kadrosunda yeniden yapılanmaya giden DP, Immortoru ve HolyPhoenix’i iki temel parça olarak kıstas aldı ve takımı bu ikilinin etrafında şekillendirdi. Geçtiğimiz mevsim adından söz ettiren Broken Blade’i üst koridora getiren takım, ormanı Polonyalı Cinkrof’a emanet etti. Alt koridorda HolyPhoenix’in yanına ise İsveçli destek oyuncusu Hustlin eklendi. Lige yeni ümitlerle başlayan DP, mikro oyundan ziyade makro oyunda yaptıklarıyla sonuca gitmeye çalışan bir takım görüntüsü çizdi. Takımın bu oyunu geçtiğimiz mevsime oranla olumlu bir şekilde yorumlanırken, ilk üç hafta sonucunda beş beraberlik ve bir yenilgiyle Dark Passage da bir ‘beraberlik takımı’ olmuştu.

Rift Rivals öncesi son hafta olan dördüncü haftada art arda Çilekler ve Galakticos galibiyeti alan DP, bu serilerde makro oyun anlamında istediklerini tam anlamıyla ortaya koydu. Verilen bu Rift Rivals arası ve sonrasında yaşananlar ise DP’nin unutmak isteyeceği türdendi. Beşinci hafta itibariyle lige yeniden dönen DP, bu haftadan itibaren normal sezonun sonuna kadar oynadığı altı karşılaşmada beş mağlubiyet alırken sadece bir puan toplayabildi. Son hafta Çilekler karşısında alınan galibiyet neticesinde Mevsim Finalleri’ne kalmayı başaran takım, bu denli kötü geçen bir sezonda biraz da şans faktörünün etkisiyle kendisini playofflarda buldu.

Sezon genelinde irili ufaklı çatışmalardan ve mikro oyunun getirdiklerinden mümkün olduğunca kaçınmaya çalışan DP, ana planında makro oyunu odak olarak belirledi. Makro oyunda sonuca gitmesi gereken takımların ortaya koyduğu uyum ve koordinasyon kavramlarından hiçbir şekilde yararlanamayan ekip, sezon genelinde ligin en dağınık ve uyumsuz gözüken takımlarından birisi olarak anıldı. Takım olarak oynanması gereken bu oyunda birbirinden çok kopuk gözüken DP oyuncularının karar mekanizmalarında da güvensizlik olduğu ciddi şekilde ortadaydı. DP açısından olumsuz sonuçlanan bir diğer durum ise hızlı oynayan takımlar karşısında son derece etkisiz kalmasıydı.

Mevsim boyunca takımın aldığı toplam 310 skor, DP’nin mikro oyundan yani çatışmalardan ne denli uzak durduğunun bir sonucu. Öyle ki, dakika başına skorda 0.72’lik skor oranıyla ligin en az skor alan takımı da Dark Passage. Mevsim boyunca birçok karşılaşmada seçim yasaklamada sıkıntı çektiği görülen DP, oyuncularının şampiyon havuzlarına yönelik güçlü seçimleri yapmakta zorlandı.

Sezon genelinde oynadığı yedi hafta boyunca durağan bir görüntü çizen Immortoru, ortaya koyduğu performansla birçok otorite tarafından eleştirilirken takımın kötü gidişatından dolayı hesap kesilen isimlerden birisi oldu. Son haftaya Immortoru yerine sahnenin tecrübeli isimlerinden olan Ninja’yı getiren DP, orta koridorda daha hareketli ve proaktif bir görüntü çizmek niyetinde. Ortalama performansıyla katkı vermeye çalışan ormancı Cinkrof’la da yolları ayıran DP, daha aktif olabileceği Taikki seçiminde bulundu. Takımın yaptığı değişiklikler bunla da sınırlı kalmadı. Üst koridora Marshall’ı getiren Dark Passage, desteğe ise Farfecth’i ekledi. DP’nin bütün bu değişikliklerden ne denli performans alacağını Team AURORA serisinde göreceğiz.

İki mevsim boyunca nişancı hariç bütün pozisyonlarda değişikliğe giden takım, çeyrek finaller öncesinde çizdiği görüntüyle hala sorunun nerede olduğunu saptayamamış gibi. Genel itibariyle playoffların en sorunlu takımı olarak dikkat çeken Dark Passage’ın yarınki çeyrek final eşleşmesini geçmesi oldukça zor gözüküyor. Takımın hızlı oynayan ekiplere karşı yaşadığı çaresizlik düşünülürse, AUR karşısındaki maçlarda her oyuncudan en yüksek verim alması gerekiyor. Geçtiğimiz haftaki görüntüsünü değiştirmek zorunda olan DP, eğer aynı durumda çeyrek final serisine çıkarsa ne yazık ki büyük bir bozgunla karşılaşabilir.

Dikkat edilmesi gereken oyuncular: HolyPhoenix

Çok genç yaşlardan beri sahnenin içinde olan HolyPhoenix, Team AURORA’ya karşı çeyrek final serisinde Dark Passage’ın en büyük kozu olacak. Takımın geçirdiği bu kötü mevsimde, aldığı 97 skorla en fazla katkıyı Holy, yakaladığı 3.3 ile KDA ile de takımının lideri durumunda. Oldukça geniş bir şampiyon havuzuna sahip olan tecrübeli nişancı, ligdeki tüm nişancılar arasında dakika başına skorda sekizinci. Immortoru’nun gidişiyle beraber eski parçadan kalan tek oyuncu olan Holy, takımı için hala kilit öneme sahip.

Yorum yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir